Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kırlangıç Sabahı

Kırlangıç Sabahı

“Annemin sesi kulağımda: Dönüp dönüp bakma ardına nem kaldı diye. Yuvamda sıcağın kaldı, vermem!” Hayatın önüne geçemediğimiz acıları, umutla sarıldığımız mutlu anları ve sonu gelmez sıradanlıkları arasında yol alırken kendimizle, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle aslında “hayatla” hesaplaşmalarımız sürüp gidiyor. Kırlangıç Sabahı öyküleri, bir yandan hayatın bizden daha büyük olduğunu kulağımıza fısıldarken diğer yandan bunun aramızı açmasının “çocukça” olduğunu söylüyor. Hangi yaşta olursak olalım bir çocuk kadar büyümeye istekli olmanın neleri değiştirebileceğinin hikâyesini anlatıyor bize. Olduğumuz şeyin, tek gerçeğimiz olduğunu düşünmemizin saçmalığına gerçek insan hâlleriyle ikna ediyor bizi. Duyguları eskitmeyen, duyarlığı besleyen bir farkındalığa kucak açtırıyor. Yaralar açılırken düşülen çaresizliği, çaresizlikte başvurulan yolları ve nihayetinde “gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılamayacağını” hem içeriden hem dışarıdan görmemizi sağlıyor. Kendiyle, toplumla, hayatla sorunu olanın sadece kendisi olduğunu düşünenleri yalnız olmadığına inandırırken sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmeden göstermeyi başarıyor; hesaplaşmasını büyük sözler söyleme çabasına girmeden sarsıcı bir içtenlikle yapıyor.
Yazar:İclal Nur
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
Isbn:9786051738444
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:11.01.2021
138,50 TL
98,68 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kırlangıç Sabahı
“Annemin sesi kulağımda: Dönüp dönüp bakma ardına nem kaldı diye. Yuvamda sıcağın kaldı, vermem!”
 
Hayatın önüne geçemediğimiz acıları, umutla sarıldığımız mutlu anları ve sonu gelmez sıradanlıkları arasında yol alırken kendimizle, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle aslında “hayatla” hesaplaşmalarımız sürüp gidiyor.
 
Kırlangıç Sabahı öyküleri, bir yandan hayatın bizden daha büyük olduğunu kulağımıza fısıldarken diğer yandan bunun aramızı açmasının “çocukça” olduğunu söylüyor. Hangi yaşta olursak olalım bir çocuk kadar büyümeye istekli olmanın neleri değiştirebileceğinin hikâyesini anlatıyor bize. Olduğumuz şeyin, tek gerçeğimiz olduğunu düşünmemizin saçmalığına gerçek insan hâlleriyle ikna ediyor bizi.
 
Duyguları eskitmeyen, duyarlığı besleyen bir farkındalığa kucak açtırıyor. Yaralar açılırken düşülen çaresizliği, çaresizlikte başvurulan yolları ve nihayetinde “gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılamayacağını” hem içeriden hem dışarıdan görmemizi sağlıyor.
 
Kendiyle, toplumla, hayatla sorunu olanın sadece kendisi olduğunu düşünenleri yalnız olmadığına inandırırken sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmeden göstermeyi başarıyor; hesaplaşmasını büyük sözler söyleme çabasına girmeden sarsıcı bir içtenlikle yapıyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı