Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kehanet

Kehanet

Lambanın loş ışığında yatağın kenarına oturup, onun bu alışık olmadığım mutsuz halinin adını koymaya çalışıyorum. Böyle düşünceli olmak Alice’le bağdaşmıyor, fakat sanırım babamın ölümüyle hepimiz savunmasız kaldık.Alice’i düşünmek bileğime bakacağım o zorunlu anı geçiştirmemi sağlıyor. Geceliğimin kolunu sıyırabilecek cesareti toplamaya çalışırken tam bir korkak olduğumu düşünüyorum. Karanlık Oda’da babamın cesedi bulunduktan sonra beliren işarete tekrar bakmak için hazır mıyım acaba?Kendi kendime, ‘oradaki her neyse, baksam da bakmasam da aynen duruyor işte’ diye söylenerek nihayet kolumu açıyorum ve çığlık atmamak için dudaklarımı ısırıyorum. Beni şaşırtan bileğimin alt tarafında beliren işaret değil, ama şimdi rengi sabahkinden bile daha koyu. Daire ne kadar net olsa da, onu kalınlaştırıp kenarlarını pürüzlü hale getiren çıkıntıları bir türlü çözemiyorum.İçimde dalgalar halinde yükselen panik duygusuyla savaşıyorum. Sanırım bir yerlere başvurmam gerek, yapabileceğim bir şey olmalı, anlatabileceğim biri, ama böyle bir şey kime anlatılır ki? Eskiden olsa Alice’e giderdim, böyle bir sırla başka kime güvenebilirdim? Yine de aramızdaki mesafenin giderek açıldığını görmezden gelemem. Ona karşı temkinli olmama yol açan da bu.
Yazar:Michelle Zink
Çevirmen:Hülya Tezer Yuvalı
Sayfa Sayısı:296
Dil:Türkçe
Isbn:9789944823913
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.03.2011
19,50 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kehanet
Lambanın loş ışığında yatağın kenarına oturup, onun bu alışık olmadığım mutsuz halinin adını koymaya çalışıyorum. Böyle düşünceli olmak Alice’le bağdaşmıyor, fakat sanırım babamın ölümüyle hepimiz savunmasız kaldık.

Alice’i düşünmek bileğime bakacağım o zorunlu anı geçiştirmemi sağlıyor. Geceliğimin kolunu sıyırabilecek cesareti toplamaya çalışırken tam bir korkak olduğumu düşünüyorum. Karanlık Oda’da babamın cesedi bulunduktan sonra beliren işarete tekrar bakmak için hazır mıyım acaba?

Kendi kendime, ‘oradaki her neyse, baksam da bakmasam da aynen duruyor işte’ diye söylenerek nihayet kolumu açıyorum ve çığlık atmamak için dudaklarımı ısırıyorum. Beni şaşırtan bileğimin alt tarafında beliren işaret değil, ama şimdi rengi sabahkinden bile daha koyu. Daire ne kadar net olsa da, onu kalınlaştırıp kenarlarını pürüzlü hale getiren çıkıntıları bir türlü çözemiyorum.

İçimde dalgalar halinde yükselen panik duygusuyla savaşıyorum. Sanırım bir yerlere başvurmam gerek, yapabileceğim bir şey olmalı, anlatabileceğim biri, ama böyle bir şey kime anlatılır ki? Eskiden olsa Alice’e giderdim, böyle bir sırla başka kime güvenebilirdim? Yine de aramızdaki mesafenin giderek açıldığını görmezden gelemem. Ona karşı temkinli olmama yol açan da bu.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı