Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Oyuncak Tamircisi

Oyuncak Tamircisi

Saat  çalmadan  uyandım.  Tüm  gece  oyuncak  kamyonla  tüp  dağıttık  mahallede. Ağabeyim listeyi tuttu, ben kapıya kadar teslim ettim. Uyandığımda hâlâ tebessüm vardı suratımda. Sessiz, soğuk betona adım atınca değil de aynada yüzümü görünce keder çöktü içime. Ne ara bu kadar beyazlamıştı saçlarım, ne ara bu kadar hadise olup bitmişti. Sokak lambalarından, çöp kutularından, kurumuş ağaçlardan ve yeni uyanan sarkık kuyruklu köpeklerden arta kalan şey bu sefer biraz umut. Paslı  kepengin  ötesindeki  dükkânda  kimsenin  tahayyül  edemeyeceği  bir  miras bekliyor beni. Bizzat eski sahibi tarafından yasaklanan bir hazine.  Biraz bekledim dış kapının dibinde kırmızı palto kaybolana kadar. Birkaç fasıl geri dönüp baktı küçük insan. Utandım. Eve dönüp çatıda beklemek istedim. Daha  çok  üşüdüm  abdest  alırken.  Daha  hızlı  buharlaştı  su  ayaklarımdan. Güvercinlerin sayısı da artmış bu havada. Kapıda bekliyor cemaat. Koluma girdi en kısa boylusu:-İmam rahatsızmış. Sen kıldırsan namazı? Kafamı  salladım.  Namaza  başlamadan  rahleyi  koydum  minberin  yanına.  Olması gerektiği  gibi  daire  daire  halı  desenlerinde  gezindi  bakışlarım.  Güzel  bir  ezan okudum önce.
Yazar:Mehmet Akif Duman
Sayfa Sayısı:124
Dil:Türkçe
Isbn:9786051592688
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.03.2017
78 TL
55,77 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Oyuncak Tamircisi
Saat  çalmadan  uyandım.  Tüm  gece  oyuncak  kamyonla  tüp  dağıttık  mahallede. Ağabeyim listeyi tuttu, ben kapıya kadar teslim ettim. Uyandığımda hâlâ tebessüm 
vardı suratımda. Sessiz, soğuk betona adım atınca değil de aynada yüzümü görünce keder çöktü içime. Ne ara bu kadar beyazlamıştı saçlarım, ne ara bu kadar hadise 
olup bitmişti. Sokak lambalarından, çöp kutularından, kurumuş ağaçlardan ve yeni uyanan sarkık kuyruklu köpeklerden arta kalan şey bu sefer biraz umut.
 
Paslı  kepengin  ötesindeki  dükkânda  kimsenin  tahayyül  edemeyeceği  bir  miras bekliyor beni. Bizzat eski sahibi tarafından yasaklanan bir hazine. 
 
Biraz bekledim dış kapının dibinde kırmızı palto kaybolana kadar. Birkaç fasıl geri dönüp baktı küçük insan. Utandım. Eve dönüp çatıda beklemek istedim.
 
Daha  çok  üşüdüm  abdest  alırken.  Daha  hızlı  buharlaştı  su  ayaklarımdan. Güvercinlerin sayısı da artmış bu havada. Kapıda bekliyor cemaat. Koluma girdi en kısa boylusu:

-İmam rahatsızmış. Sen kıldırsan namazı?
 
Kafamı  salladım.  Namaza  başlamadan  rahleyi  koydum  minberin  yanına.  Olması gerektiği  gibi  daire  daire  halı  desenlerinde  gezindi  bakışlarım.  Güzel  bir  ezan 
okudum önce.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı