Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Masalcının Masalı Andersen

Masalcının Masalı Andersen

"On dört yaşındaki zayıf, uzun bacaklı çocuk; elinde çıkınıyla, 1819 yılının 6 Eylül günü, Frederiksberg Tepesi'nden, önündee uzanan Kopenhag'a bakıyordu.Başı hafifçe dönüyor; kendisi olduğuna, Manastır Değirmeni Sokağı'ndan Hans Cristian olduğuna bir türlü inanamıyor; burada durup bütün bu kulelere, kulelerin sivri tepelerine, kocaman evlere bakıyordu. Odense, otuz iki mil ötede değil de, erişilmez bir uzaklıktaydı sanki.Posta arabacısının boruyu çalmasıyla aşırı yüklü arabanın hareket edişinin ve gözü yaşlı annesiyle büyük annesinin mendil sallayışından üzerinden acaba sadece üç gün mü geşmişti? Bir an kendisini öyle yalnız, tanımadık şehrin önünde öyle ufacık hissetti ki, gözyaşlarını tutamadı; ama gözyaşları çabucak kurudu. Ağlamanın sırası değildi. Kararlı ve enerjik davranmak gerekiyordu.Şimdi bir han bulacak, sonra bir dakika bile kaybetmeden tiyatroya gidecekti. Knedi düşüncesine göre en iyi şekilde giyinmişti. Kilise üyeliği töreni için dikilen giysisini ve neredeyse yepyeni olan çizmelerini, kaşlarına kadar inen eski bir şapkayla tamamlıyordu. Şapkayı eczacıdan hediye olarak almıştı. Cebindeyse ünlü balerin Shall'e yazılan, oldukça alışılmış bir yöntemle elde edilmiş bir tavsiye mektubu duruyordu."
Yazar:İrina İgnatevna Muravyeva
Çevirmen:Ardıhan Korkmaz
Sayfa Sayısı:304
Dil:Türkçe
Isbn:9789756391200
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.03.2007
85 TL
55,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Masalcının Masalı Andersen
"On dört yaşındaki zayıf, uzun bacaklı çocuk; elinde çıkınıyla, 1819 yılının 6 Eylül günü, Frederiksberg Tepesi'nden, önündee uzanan Kopenhag'a bakıyordu.
Başı hafifçe dönüyor; kendisi olduğuna, Manastır Değirmeni Sokağı'ndan Hans Cristian olduğuna bir türlü inanamıyor; burada durup bütün bu kulelere, kulelerin sivri tepelerine, kocaman evlere bakıyordu. Odense, otuz iki mil ötede değil de, erişilmez bir uzaklıktaydı sanki.
Posta arabacısının boruyu çalmasıyla aşırı yüklü arabanın hareket edişinin ve gözü yaşlı annesiyle büyük annesinin mendil sallayışından üzerinden acaba sadece üç gün mü geşmişti? Bir an kendisini öyle yalnız, tanımadık şehrin önünde öyle ufacık hissetti ki, gözyaşlarını tutamadı; ama gözyaşları çabucak kurudu. Ağlamanın sırası değildi. Kararlı ve enerjik davranmak gerekiyordu.
Şimdi bir han bulacak, sonra bir dakika bile kaybetmeden tiyatroya gidecekti. Knedi düşüncesine göre en iyi şekilde giyinmişti. Kilise üyeliği töreni için dikilen giysisini ve neredeyse yepyeni olan çizmelerini, kaşlarına kadar inen eski bir şapkayla tamamlıyordu. Şapkayı eczacıdan hediye olarak almıştı. Cebindeyse ünlü balerin Shall'e yazılan, oldukça alışılmış bir yöntemle elde edilmiş bir tavsiye mektubu duruyordu."
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı