Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ankara-İstanbul Karatreni

Ankara-İstanbul Karatreni

"İnsanlardaki kederin dem vaktini şehirlere kim söyler? Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şairler. O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülke'yi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi. Karamsarlığı yüzünden umutsuzlukla itham edildi. Oysa onun kusuru sadece iyimser olmamasıydı. Umutluydu, ama kendine ve etrafına kahredecek, bununla yetinmeyip bir de kastedecek kadar sorgulayıcıydı. Bir ilkyaz günü şehrini terk edip Bostancı istasyonunda trenden indi. Hava soğuktu. Ankara' dan trene binerken küçük bir su şişesine hazırladığı votka-soda karışımı sıfırı tüketmişti. Onu karşılayan arkadaşını sımsıkı kucaklamıştı ve bir yerlere yağmur yağıyordu. Artık ne sılası vardı, ne de gurbeti." Bilin ki Akdeniz'in kültür havzasının bir yanında Albert Camus yürüyorsa, öbür yanında Ahmet Erhan kulaç atıyordur. Ortadoğu'nun serkeş dağlarının bir yamacından Halil Cibran iniyorsa, öbür yamacında Ahmet Erhan kuşlarla cıvıldaşıyordur. Ahmet Erhan, evrensel yalnızlığın şairi, hayatının kıyısındaki denemeleriyle...
Yazar:Ahmet Erhan
Sayfa Sayısı:135
Dil:Türkçe
Isbn:9789779753169128
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.08.2001
15 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ankara-İstanbul Karatreni
"İnsanlardaki kederin dem vaktini şehirlere kim söyler? Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şairler. 
O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülke'yi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi. 
Karamsarlığı yüzünden umutsuzlukla itham edildi. Oysa onun kusuru sadece iyimser olmamasıydı. Umutluydu, ama kendine ve etrafına kahredecek, bununla yetinmeyip bir de kastedecek kadar sorgulayıcıydı. 
Bir ilkyaz günü şehrini terk edip Bostancı istasyonunda trenden indi. Hava soğuktu. Ankara' dan trene binerken küçük bir su şişesine hazırladığı votka-soda karışımı sıfırı tüketmişti. Onu karşılayan arkadaşını sımsıkı kucaklamıştı ve bir yerlere yağmur yağıyordu. Artık ne sılası vardı, ne de gurbeti." 
Bilin ki Akdeniz'in kültür havzasının bir yanında Albert Camus yürüyorsa, öbür yanında Ahmet Erhan kulaç atıyordur. Ortadoğu'nun serkeş dağlarının bir yamacından Halil Cibran iniyorsa, öbür yamacında Ahmet Erhan kuşlarla cıvıldaşıyordur. 
Ahmet Erhan, evrensel yalnızlığın şairi, hayatının kıyısındaki denemeleriyle...
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı