Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Yalancı İçin Bir Boşluk

Yalancı İçin Bir Boşluk

Kökleri yerkürenin çekirdeğine kadar uzanan yalanlarca oyulmuş karanlık boşlukları dolanıyor Simlâ Sunay'ın öyküleri, "dünya" diye yazılıp "ev" diye okunan o boşlukları sessizce dolduran ilk günah kadar eski yalanlara gözcülük ediyor: Her hakikat belli bir mesafeyi, her mesafe bir boşluğu ve her boşluk bir yalanı arzuluyor.Dilin sınırlarını yoklayarak okurun ezberini bozarken öykü türü içinde yepyeni mümkünler de yaratan Yalancı İçin Bir Boşluk, yalanla başlayan hikâyelerin boşlukla sarmalandığı, boşlukla sınanan herkes bir yalana sığındığı yerle gök arasındaki bu tekinsiz sahnede sıkışıp kalmışları oyunun sonuna çağırıyor: Perde açılıyor; söz'ün nerede?"Ölçüp biçmenin bir faydası yok. Ne söylesem gürültü, çamur geliyor sana. Duyamıyorsun. Uğultu. Seni yalnız bırakan bu yabani yanından tuttuğum için üstüme yığmaya çalıştığın bu aynı çığ. Senin yalnızlığında olmaya çalışan ben. Senin herkeslerinden olmamak için hep bir uçurumun kenarında bekleyenim ben. Sen benim sevgimin büyüklüğünü kamaştın. Kendi sevgine bundan yamalar diktin. Bir ışık ne kadar iğne tutarsa."
Yazar:Simla Sunay
Sayfa Sayısı:104
Dil:Türkçe
Isbn:9786051856087
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.06.2021
65 TL
52,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Yalancı İçin Bir Boşluk
Kökleri yerkürenin çekirdeğine kadar uzanan yalanlarca oyulmuş karanlık boşlukları dolanıyor Simlâ Sunay'ın öyküleri, "dünya" diye yazılıp "ev" diye okunan o boşlukları sessizce dolduran ilk günah kadar eski yalanlara gözcülük ediyor: Her hakikat belli bir mesafeyi, her mesafe bir boşluğu ve her boşluk bir yalanı arzuluyor.
Dilin sınırlarını yoklayarak okurun ezberini bozarken öykü türü içinde yepyeni mümkünler de yaratan Yalancı İçin Bir Boşluk, yalanla başlayan hikâyelerin boşlukla sarmalandığı, boşlukla sınanan herkes bir yalana sığındığı yerle gök arasındaki bu tekinsiz sahnede sıkışıp kalmışları oyunun sonuna çağırıyor: Perde açılıyor; söz'ün nerede?

"Ölçüp biçmenin bir faydası yok. Ne söylesem gürültü, çamur geliyor sana. Duyamıyorsun. Uğultu. Seni yalnız bırakan bu yabani yanından tuttuğum için üstüme yığmaya çalıştığın bu aynı çığ. Senin yalnızlığında olmaya çalışan ben. Senin herkeslerinden olmamak için hep bir uçurumun kenarında bekleyenim ben. Sen benim sevgimin büyüklüğünü kamaştın. Kendi sevgine bundan yamalar diktin. Bir ışık ne kadar iğne tutarsa."
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı