Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Araf'ta Yaşamlar

Araf'ta Yaşamlar

Ne kadar tuhaf!..Demek ki hayat böyle bir şeydi. Kimisi yaşamdan koparılmanın sancılı ruh hâli içinde yaşarken, başkalarının bilinmeyen hayatlarının yüze yansıyan kahkahaları, onların mutluluk göstergesi oluyordu. Kahkaha atanların hayatlarını tek tek irdelesen, Allah bilir ne acılar ne travmalar çıkardı o kahkahaların ardından. Hayat buydu işte. Diyalektiğin “zıtların birliği ve savaşımı yasası,” burada en belirgin hâliyle insan davranışlarını, zıt duyguları testten geçiriyordu. On beş binden fazla insan belki de hayatının en acı gününü yaşarken diğerleri, onların acısına ortak olmuyor, umursamadan egoist yaşamlarına devam ediyordu.*Her şey zıddı ile yaşam buluyordu. Ölüm yaşam ile, cennet cehennem ile, acı tatlı ile, sevinç hüzün ile, gülmek ağlamak ile, yokluk varlık ile…Başkasının acısı, diğerini ilgilendirmiyordu. Sadece o anlık bir üzüntü yaşatıyor, vahlı tühlü bir iki sözden sonra hayat herkes için kaldığı yerden devam ediyordu. Acıyı yaşayan, acıları ile bir başına kalıyordu. Ateş düştüğü yeri yakıyordu.*Ben, ihraç edildiğim iş yerimin, belediyenin önünde derin düşüncelere dalmış, insanları izlerken dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca insan acı çekiyor, sevinç duyuyor, kederleniyor, mutlu oluyor, mutsuz oluyor ve savaşıyordu. Hepsi birbirinin, belki de benzer acılarının ortaklarıydı. Fakat hepsi de birbirinden ve çektiği acılardan habersizdi. Tek tek milyarlarca insan…Görünmüyor, bilinmiyordu ama bilinmeyen milyarlarca insan ve hayat hikâyesi vardı.
Yazar:Nihat Filiz
Sayfa Sayısı:288
Dil:Türkçe
Isbn:9786258465389
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.05.2022
85 TL
68,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Araf'ta Yaşamlar
Ne kadar tuhaf!..
Demek ki hayat böyle bir şeydi. Kimisi yaşamdan koparılmanın sancılı ruh hâli içinde yaşarken, başkalarının bilinmeyen hayatlarının yüze yansıyan kahkahaları, onların mutluluk göstergesi oluyordu. Kahkaha atanların hayatlarını tek tek irdelesen, Allah bilir ne acılar ne travmalar çıkardı o kahkahaların ardından. Hayat buydu işte. Diyalektiğin “zıtların birliği ve savaşımı yasası,” burada en belirgin hâliyle insan davranışlarını, zıt duyguları testten geçiriyordu. On beş binden fazla insan belki de hayatının en acı gününü yaşarken diğerleri, onların acısına ortak olmuyor, umursamadan egoist yaşamlarına devam ediyordu.
*
Her şey zıddı ile yaşam buluyordu. Ölüm yaşam ile, cennet cehennem ile, acı tatlı ile, sevinç hüzün ile, gülmek ağlamak ile, yokluk varlık ile…
Başkasının acısı, diğerini ilgilendirmiyordu. Sadece o anlık bir üzüntü yaşatıyor, vahlı tühlü bir iki sözden sonra hayat herkes için kaldığı yerden devam ediyordu. Acıyı yaşayan, acıları ile bir başına kalıyordu. Ateş düştüğü yeri yakıyordu.
*
Ben, ihraç edildiğim iş yerimin, belediyenin önünde derin düşüncelere dalmış, insanları izlerken dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca insan acı çekiyor, sevinç duyuyor, kederleniyor, mutlu oluyor, mutsuz oluyor ve savaşıyordu. Hepsi birbirinin, belki de benzer acılarının ortaklarıydı. Fakat hepsi de birbirinden ve çektiği acılardan habersizdi. Tek tek milyarlarca insan…
Görünmüyor, bilinmiyordu ama bilinmeyen milyarlarca insan ve hayat hikâyesi vardı.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı