Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Filizlenmeyen Hayatlar

Filizlenmeyen Hayatlar

Ah annem!..Biz çocukken kendisi anlatırdı.Babam Bayburt'un Maden nahiyesinde karakolda jandarma onbaşısı. Annem Gökçepınar köyünde annesi Hanım Pullu'nun boylu boslu, güzellikleri dillere destan dört kızından biriymiş.Hüsniye, Fikriye, Zikriye, Hatice isimli dört kız kardeş, Ahmet ve Fikri isimli iki de erkek kardeş ile birlikte yaşarlarmış.Babaları küçükken ölmüş.Hanım Pullu çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmış.Babam, at üzerinde köylere nizam veren devletin jandarmasıymış. Gücü kuvveti, boyu bosu yerinde, yürüdü mü yol yakışır, konuştu mu söz yakışır, taşı sıksa suyunu çıkarır bir delikanlıymış.Komutanı babamı pek severmiş. “Ali dermiş, gel tezkere bırak. Sana Pullu'nun kızlarından birini alalım, çoluk çocuğa karış.” Babam çok sevdiği askerliği sıla hasretine değişmemiş.Tezkere bırakmamış ama Hanım Pullu'nun dört kızından en güzeline, Fikriye'ye (!) abayı yakmış.Babamın deyişiyle “Atın terkisine attığı gibi Çorum'un Kuşsaray köyüne gelin getirmiş.”.Annem, babam ile Bayburt'ta evlendiğinde 17 yaşındaymış. Çorum'a Bayburt'tan gelin geldiğinde evliliği oyun zannedermiş. Çocuk aklıyla “Amann, sıkılırsam anamın evine geri dönerim.” diye düşünürmüş.Heyhat!..Evlilik oyun değil ki. Geliş var da dönüş yok. Yoksulluk ve hayatın acımasız yüzü, sıkılacak ne bir zaman ne de sıla hasreti bırakmış.Hayatın akışına kendini bırakmış.Nasıl ve ne zaman hamile kaldığını bile bilemeden on çocuk doğurmuş.İlk çocuğunu Yenice köyünde, diğer dört çocuğunu ise sırası ile Kuşsaray köyünün aile mezarlığında toprağa vermiş. 
Yazar:Nihat Filiz
Sayfa Sayısı:282
Dil:Türkçe
Isbn:9786258465549
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.05.2022
85 TL
68,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Filizlenmeyen Hayatlar
Ah annem!..
Biz çocukken kendisi anlatırdı.
Babam Bayburt'un Maden nahiyesinde karakolda jandarma onbaşısı. Annem Gökçepınar köyünde annesi Hanım Pullu'nun boylu boslu, güzellikleri dillere destan dört kızından biriymiş.
Hüsniye, Fikriye, Zikriye, Hatice isimli dört kız kardeş, Ahmet ve Fikri isimli iki de erkek kardeş ile birlikte yaşarlarmış.
Babaları küçükken ölmüş.
Hanım Pullu çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmış.
Babam, at üzerinde köylere nizam veren devletin jandarmasıymış. Gücü kuvveti, boyu bosu yerinde, yürüdü mü yol yakışır, konuştu mu söz yakışır, taşı sıksa suyunu çıkarır bir delikanlıymış.
Komutanı babamı pek severmiş. “Ali dermiş, gel tezkere bırak. Sana Pullu'nun kızlarından birini alalım, çoluk çocuğa karış.” Babam çok sevdiği askerliği sıla hasretine değişmemiş.
Tezkere bırakmamış ama Hanım Pullu'nun dört kızından en güzeline, Fikriye'ye (!) abayı yakmış.
Babamın deyişiyle “Atın terkisine attığı gibi Çorum'un Kuşsaray köyüne gelin getirmiş.”.
Annem, babam ile Bayburt'ta evlendiğinde 17 yaşındaymış. Çorum'a Bayburt'tan gelin geldiğinde evliliği oyun zannedermiş. Çocuk aklıyla “Amann, sıkılırsam anamın evine geri dönerim.” diye düşünürmüş.
Heyhat!..
Evlilik oyun değil ki. Geliş var da dönüş yok. Yoksulluk ve hayatın acımasız yüzü, sıkılacak ne bir zaman ne de sıla hasreti bırakmış.
Hayatın akışına kendini bırakmış.
Nasıl ve ne zaman hamile kaldığını bile bilemeden on çocuk doğurmuş.
İlk çocuğunu Yenice köyünde, diğer dört çocuğunu ise sırası ile Kuşsaray köyünün aile mezarlığında toprağa vermiş.
 

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı