Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Arka Bahçe  Bir Yaprakta Dört Mevsim

Arka Bahçe Bir Yaprakta Dört Mevsim

“Başı omuzlarının arasına çöktü. Metin’in duvarında asılı “en dip noktamız” dediği fotoğraf düştü aklına. O fotoğraftaki esir Türk subayı gibi hissediyordu kendini. “Ben de en dip noktadayım,” dedi kendi kendine. Bakışlarını sapladığı yere, rüzgâr bir çınar yaprağını sürükledi. Gözü kaydı yaprağa. Rüzgâr bir kez daha esince, nazlı nazlı ayaklarının dibine savruldu. Çınar yaprağını yerden alıp baktı. Allah’ın sanatına hayran olmamak mümkün mü?.. Yaprağın üstünde her mevsimden bir iz var. Yaprağın bir kanadı canlı bir yeşildi. Ortalara doğru ilerledikçe yeşil soluyor, sarıya dönüyordu. Diğer kanada vardığında sararmalar artıyor ve tel tel dökülmeler başlıyordu. Bir yaprakta dört mevsim yaşanıyordu. Başka zaman olsa farkına bile varmayacağı, belki de çiğneyip geçeceği bu yaprağı kendine benzetti. Bir yanı Mustafa’lar, Şeyma’lar; bir yanı Abbas’lar, Cemil’ler; bir yanı Metinler, Ahmet’ler, Hikmet’ler; bir yanında ise Eflin’ler, Hatija’lar, Beşir’ler... Birden zihninde yankılandı o şiirin son kısmı:“Her geçen gün, dünü aratıyorken bana, yarınlara umut bağlamak ne acı...”Sanki bu anına yazılmıştı...”Bu eser, giriş ve gelişmesi henüz yazılmayan bir hikâyenin sonucudur. Enkaza dönüşmek üzere olan muhafazakâr mahalleye içsel bir eleştiridir.Biraz hayat, biraz ölüm.Her yanıyla insan.Bir yaprakta dört mevsim yaşayan.Biraz Suriye, fazlaca Balat...Kim bilir, belki de umut...
Yazar:Ömer Murat Demirtaş
Sayfa Sayısı:272
Dil:Türkçe
Isbn:9786057055798
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.06.2022
120 TL
82,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Arka Bahçe Bir Yaprakta Dört Mevsim
“Başı omuzlarının arasına çöktü. Metin’in duvarında asılı “en dip noktamız” dediği fotoğraf düştü aklına. O fotoğraftaki esir Türk subayı gibi hissediyordu kendini. “Ben de en dip noktadayım,” dedi kendi kendine. Bakışlarını sapladığı yere, rüzgâr bir çınar yaprağını sürükledi. Gözü kaydı yaprağa. Rüzgâr bir kez daha esince, nazlı nazlı ayaklarının dibine savruldu. Çınar yaprağını yerden alıp baktı. Allah’ın sanatına hayran olmamak mümkün mü?.. Yaprağın üstünde her mevsimden bir iz var. Yaprağın bir kanadı canlı bir yeşildi. Ortalara doğru ilerledikçe yeşil soluyor, sarıya dönüyordu. Diğer kanada vardığında sararmalar artıyor ve tel tel dökülmeler başlıyordu. Bir yaprakta dört mevsim yaşanıyordu. Başka zaman olsa farkına bile varmayacağı, belki de çiğneyip geçeceği bu yaprağı kendine benzetti. Bir yanı Mustafa’lar, Şeyma’lar; bir yanı Abbas’lar, Cemil’ler; bir yanı Metinler, Ahmet’ler, Hikmet’ler; bir yanında ise Eflin’ler, Hatija’lar, Beşir’ler... Birden zihninde yankılandı o şiirin son kısmı:
“Her geçen gün, dünü aratıyorken bana, yarınlara umut bağlamak ne acı...”
Sanki bu anına yazılmıştı...”
Bu eser, giriş ve gelişmesi henüz yazılmayan bir hikâyenin sonucudur. Enkaza dönüşmek üzere olan muhafazakâr mahalleye içsel bir eleştiridir.
Biraz hayat, biraz ölüm.
Her yanıyla insan.
Bir yaprakta dört mevsim yaşayan.
Biraz Suriye, fazlaca Balat...
Kim bilir, belki de umut...
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı