Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Platon ve Avrupa

Platon ve Avrupa

Çağdaş fenomenolojinin en önemli isimlerinden Çek düşünür Jan Patocka bu kitapta, felsefi kökleri ve mirasıyla birlikte Avrupa üzerine bir düşünüme girişiyor. Avrupa coğrafi veya tamamen politik bir birliktelik midir? Yoksa manevi temellere dayanan bir kavrayış mıdır? Avrupa’nın kökeninde olan şey nedir? Tüm düşünce mitlerle başlar. Hatta mitos düşüncenin rüyasıdır ve rüya için uyumak ne ise mitos için de felsefe odur. Felsefenin ortaya çıkışı bir dönüşümü temsil eder; onun en uygun tanımı ‘hakikatte yaşamak’tır. Bunun içindir ki felsefe ruha, ruhun özüne ihtimam göstermektir. Platon’da köklerini bulan ‘ruha ihtimam gösterme’ öğretisi, bir bakıma Avrupa’yı yaratan şeydir. Öteki dünya düşüncesi ve saf iyiliğin tanrısallığına ilk kez Platon’da rastlanır. Bu nedenledir ki Nietzsche Hristiyanlığı ‘halk için Platonculuk’ olarak tanımlar. Heidegger ise tüm metafiziğin Platon’un dilini konuştuğunu söyler. Ruha ihtimam göstermenin dünyaya hükmetme ilgisine evrildiği bir zamanda Avrupa hâlâ aynı Avrupa mıdır? Bu sonsuza dek Avrupa’nın yitirilmesi değil midir? 
Yazar:Jan Patočka
Çevirmen:Burak Çakır
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
Isbn:9786258411522
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:18.03.2022
140 TL
92,40 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Platon ve Avrupa
Çağdaş fenomenolojinin en önemli isimlerinden Çek düşünür Jan Patocka bu kitapta, felsefi kökleri ve mirasıyla birlikte Avrupa üzerine bir düşünüme girişiyor. Avrupa coğrafi veya tamamen politik bir birliktelik midir? Yoksa manevi temellere dayanan bir kavrayış mıdır? Avrupa’nın kökeninde olan şey nedir? 

Tüm düşünce mitlerle başlar. Hatta mitos düşüncenin rüyasıdır ve rüya için uyumak ne ise mitos için de felsefe odur. Felsefenin ortaya çıkışı bir dönüşümü temsil eder; onun en uygun tanımı ‘hakikatte yaşamak’tır. Bunun içindir ki felsefe ruha, ruhun özüne ihtimam göstermektir. Platon’da köklerini bulan ‘ruha ihtimam gösterme’ öğretisi, bir bakıma Avrupa’yı yaratan şeydir. Öteki dünya düşüncesi ve saf iyiliğin tanrısallığına ilk kez Platon’da rastlanır. Bu nedenledir ki Nietzsche Hristiyanlığı ‘halk için Platonculuk’ olarak tanımlar. Heidegger ise tüm metafiziğin Platon’un dilini konuştuğunu söyler. 

Ruha ihtimam göstermenin dünyaya hükmetme ilgisine evrildiği bir zamanda Avrupa hâlâ aynı Avrupa mıdır? Bu sonsuza dek Avrupa’nın yitirilmesi değil midir?
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı