Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Bir Sese Hasret

Bir Sese Hasret

İşler her geçen gün, anlaşılır hale geliyor. Ve, "esir kampı"na, "mandra" yaşamına mahkum edilen bizim gibiler bile, olup biteni görmeye başlıyor. Esareti, yıllar yılı, özgürlük sayan bizim gibiler bile, ufak ufak ayılmaya başlıyor. Anavatan, yavruvatan meseli de çözülüyor ağırdan, ağırdan... Hani biz 20 Temmuz 1974'de kurtulduyduk? Ve de özgürlüğümüze kavuştuyduk? Memleketin %36'sını da ele geçirdiydik de bağımsız devlet de kurduyduk? Çok kez yazdıydık. "Açın kapıları da hiç endişe etmeyin" dediydik. "Bu Kıbrıs'ın Kuzeyi'nde ortaya çıkan idarede, Denktaş idaresinde, Kıbrıslı Türkler bile yaşayamazlar. Rumlar'ın yaşayabilmelerine olanak yoktur" dediydik. İşte sonuç...Denktaş - Türkiye yetkilerinin işbirliğinde Kıbrıs'ın Kuzeyi'nde kurulan düzene bakın.21. Yüzyıla girerken Kıbrıs'ın Kuzeyi'ni Türkiye'nin "manda"sı, "sömürge"si haline getirmek akıl işi miydi? 1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı'nın galiplerinin bu tür işleri yasakladıklarını bile bile neden bu yola gidilmiştir? Yani, Sn. Süleyman Demirel'in dediği gibi, neden "rutinin dışına" çıkılmıştır? Hukukun dışına çıkılmıştır yani? Türkiye Devleti'nin çıkarına sanılmış olmalı değil mi? Peki, Kıbrıslı Türkler'in çıkarı? Bırakın Kıbrıslı Türkler'in çıkarlarını. Ama varoluş hakları, yurtlarında yaşama hakları?
Yazar:Arif Hasan Tahsin
Sayfa Sayısı:148
Dil:Türkçe
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:1. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:30.12.2000
7,41 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Bir Sese Hasret
İşler her geçen gün, anlaşılır hale geliyor. Ve, "esir kampı"na, "mandra" yaşamına mahkum edilen bizim gibiler bile, olup biteni görmeye başlıyor. Esareti, yıllar yılı, özgürlük sayan bizim gibiler bile, ufak ufak ayılmaya başlıyor. Anavatan, yavruvatan meseli de çözülüyor ağırdan, ağırdan... Hani biz 20 Temmuz 1974'de kurtulduyduk? Ve de özgürlüğümüze kavuştuyduk? Memleketin %36'sını da ele geçirdiydik de bağımsız devlet de kurduyduk? Çok kez yazdıydık. "Açın kapıları da hiç endişe etmeyin" dediydik. "Bu Kıbrıs'ın Kuzeyi'nde ortaya çıkan idarede, Denktaş idaresinde, Kıbrıslı Türkler bile yaşayamazlar. Rumlar'ın yaşayabilmelerine olanak yoktur" dediydik. İşte sonuç...
Denktaş - Türkiye yetkilerinin işbirliğinde Kıbrıs'ın Kuzeyi'nde kurulan düzene bakın.
21. Yüzyıla girerken Kıbrıs'ın Kuzeyi'ni Türkiye'nin "manda"sı, "sömürge"si haline getirmek akıl işi miydi? 1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı'nın galiplerinin bu tür işleri yasakladıklarını bile bile neden bu yola gidilmiştir? Yani, Sn. Süleyman Demirel'in dediği gibi, neden "rutinin dışına" çıkılmıştır? Hukukun dışına çıkılmıştır yani? Türkiye Devleti'nin çıkarına sanılmış olmalı değil mi? Peki, Kıbrıslı Türkler'in çıkarı? Bırakın Kıbrıslı Türkler'in çıkarlarını. Ama varoluş hakları, yurtlarında yaşama hakları?
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı