Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İslam Felsefesi Tarihi 1

İslam Felsefesi Tarihi 1

Düşünce tarihi, bir anlamda insanlığın tarihidir. İnsanlığın ortaya koyduğu medeniyetler, bu düşünce ve felsefe birikimininverimli neticeleri olarak ortaya çıkarlar. Hâkim ve baskın görüş olarak ileri sürülen tez; maalesef felsefe ve hikmetin kaynağını sürekli Batı’da, daha doğrusu Antik Yunan’da arama çabası içerisindeki anlayıştır. Son yıllarda bu “doğmatik” tabu, artık yerini daha bilimsel bir temelle hareket eden başka görüşlere terk etmektedir. Artık bir kısım Batılıların da söylediği gibi, Hint, Mısırve Babilliler’in tefekkür birikimi, Antik Yunan’ı besleyen en önemli kaynak durumundadır. İslâm felsefesine gelince; Müslüman Hakîmler/filozoflar, Kur’ân ve Sünnet’in hikmet külliyatından alabildiğince beslenmiş ve arkasından Antik Yunan, İran-Sasanî ve Hint felsefe kaynaklarından kapsamlı bir şekilde yararlanmış ve nihayetinde özgün bir felsefe inşâ etmişlerdir. Bunugerçekleştirirken de Batı’daki türdeşlerinin aksine, referans kaynaklarını gizlememiş ve böyle bir “kompleks” içerisine de düşmemişlerdir. Ortaya çıkan İslâm Felsefesi, düşünce tarihinin yaklaşık dört beş asır hükümranlığını üstlenerekhem Batı’yı hem de Doğu’yu etkileme kapasitesine sahip bir felsefe geleneğini, tartışmasız bir şekilde insanlığa sunmuştur. Felsefe ve aklî düşünce alanında ulaşılan birikim ve külliyât, İslâm dünyasına “altın çağı”nı yaşatmıştır. Bunun neticesi, –Gazzâlî’ye kadar dönem için söyleyecek olursak- Bağdat merkezli Abbasî Medeniyetinin uygarlık sahasına çıkması ve gelişimiolmuştur.
Yazar:Kolektif
Sayfa Sayısı:490
Dil:Türkçe
Isbn:9786052233160
Boyut:16 X 23.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.09.2012
200 TL
156,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İslam Felsefesi Tarihi 1
Düşünce tarihi, bir anlamda insanlığın tarihidir. İnsanlığın ortaya koyduğu medeniyetler, bu düşünce ve felsefe birikiminin
verimli neticeleri olarak ortaya çıkarlar. Hâkim ve baskın görüş olarak ileri sürülen tez; maalesef felsefe ve hikmetin kaynağını sürekli Batı’da, daha doğrusu Antik Yunan’da arama çabası içerisindeki anlayıştır. Son yıllarda bu “doğmatik” tabu, artık yerini daha bilimsel bir temelle hareket eden başka görüşlere terk etmektedir. Artık bir kısım Batılıların da söylediği gibi, Hint, Mısır
ve Babilliler’in tefekkür birikimi, Antik Yunan’ı besleyen en önemli kaynak durumundadır. İslâm felsefesine gelince; Müslüman Hakîmler/filozoflar, Kur’ân ve Sünnet’in hikmet külliyatından alabildiğince beslenmiş ve arkasından Antik Yunan, İran-Sasanî ve Hint felsefe kaynaklarından kapsamlı bir şekilde yararlanmış ve nihayetinde özgün bir felsefe inşâ etmişlerdir. Bunu
gerçekleştirirken de Batı’daki türdeşlerinin aksine, referans kaynaklarını gizlememiş ve böyle bir “kompleks” içerisine de düşmemişlerdir. Ortaya çıkan İslâm Felsefesi, düşünce tarihinin yaklaşık dört beş asır hükümranlığını üstlenerek
hem Batı’yı hem de Doğu’yu etkileme kapasitesine sahip bir felsefe geleneğini, tartışmasız bir şekilde insanlığa sunmuştur. Felsefe ve aklî düşünce alanında ulaşılan birikim ve külliyât, İslâm dünyasına “altın çağı”nı yaşatmıştır. Bunun neticesi, –Gazzâlî’ye kadar dönem için söyleyecek olursak- Bağdat merkezli Abbasî Medeniyetinin uygarlık sahasına çıkması ve gelişimi
olmuştur.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı