Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Izambard ya da Karanlığın Ağzı

Izambard ya da Karanlığın Ağzı

Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı; Rimbaud'yla ve onun hocası Izambard'la, annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya'yla, kaybolan arkadaşı Yekta'yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor. ''Artık şiir üzerine konuşacağım, demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine, sessizlik ve gürültü üzerine, yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım. Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde, hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım. Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından, kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım.''
Yazar:Abdullah Akan
Sayfa Sayısı:88
Dil:Türkçe
Isbn:9786056475627
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:22.02.2016
20 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Izambard ya da Karanlığın Ağzı
Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı; Rimbaud'yla ve onun hocası Izambard'la, annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya'yla, kaybolan arkadaşı Yekta'yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor.
 
''Artık şiir üzerine konuşacağım, demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine, sessizlik ve gürültü üzerine, yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım. Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde, hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım. Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından, kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım.''
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı