Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Politikanın Yeniden Keşfi  Hannah Arendt’in Politik Düşüncesine Giriş

Politikanın Yeniden Keşfi Hannah Arendt’in Politik Düşüncesine Giriş

Hannah Arendt (1906-1975) politik düşünüşüyle tam anlamıyla kendine özgü kaldı. O, “entellektüel doğası itibariyle, yakınlıklar kurma ve ideolojik gruplaşmalar oluşturma ihtiyacı olmadığı” için bunun hep bilincinde oldu ve asla pişmanlık duymadı. Arendt daima, geçmişten gelen dinsel ve metafizik yolgösterenlerin çağımızdaki çöküşünden sonra, artık “zeminden yoksun”, yani önceden verili politik ideolojilerin yapay güvencesinden yoksun olarak düşünmenin zorunlu olduğu kanaatini dillendirdi.Gerçekten de Arendt’in politik yazıları ‘sol’, ‘sağ’, ‘liberal’ ya da ‘tutucu’ şeklindeki yaygın sınıflandırmalara elverişli değildir. Onun yazıları Antik Yunan’daki politika kavramına göndermede bulundukları oranda, yaşamın tüm alanlarında toplumsal özgürleşim ve demokratikleşme yönündeki modern taleple keskin bir zıdlık arzeden, gözden kaçmaz bir seçkinci ton taşırlar. Öte yandan Arendt, 60’ların sonlarındaki radikal öğrenci hareketlerine sempati duymuş ve devrimci şura cumhuriyetlerinin tarihine hayranlıkla bakmıştır. Genelde asla birbirleriyle bağdaşmaz kabul edilen radikal demokratik ve tutucu ögelerin bu şekilde ilişkilendirilmesi onun politik tavrı için gayet karakteristiktir; nitekim bu aynı zamanda, geçmişten devralınan birtakım politik kategorilerin ne derece şaibeli olduğunun da göstergesidir.
Yazar:Heiner Bielefeldt
Çevirmen:Alper T. Çırakoğlu
Sayfa Sayısı:128
Dil:Türkçe
Isbn:9789755203782
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:27.11.2023
87 TL
65,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Politikanın Yeniden Keşfi Hannah Arendt’in Politik Düşüncesine Giriş
Hannah Arendt (1906-1975) politik düşünüşüyle tam anlamıyla kendine özgü kaldı. O, “entellektüel doğası itibariyle, yakınlıklar kurma ve ideolojik gruplaşmalar oluşturma ihtiyacı olmadığı” için bunun hep bilincinde oldu ve asla pişmanlık duymadı. Arendt daima, geçmişten gelen dinsel ve metafizik yolgösterenlerin çağımızdaki çöküşünden sonra, artık “zeminden yoksun”, yani önceden verili politik ideolojilerin yapay güvencesinden yoksun olarak düşünmenin zorunlu olduğu kanaatini dillendirdi.
Gerçekten de Arendt’in politik yazıları ‘sol’, ‘sağ’, ‘liberal’ ya da ‘tutucu’ şeklindeki yaygın sınıflandırmalara elverişli değildir. Onun yazıları Antik Yunan’daki politika kavramına göndermede bulundukları oranda, yaşamın tüm alanlarında toplumsal özgürleşim ve demokratikleşme yönündeki modern taleple keskin bir zıdlık arzeden, gözden kaçmaz bir seçkinci ton taşırlar. Öte yandan Arendt, 60’ların sonlarındaki radikal öğrenci hareketlerine sempati duymuş ve devrimci şura cumhuriyetlerinin tarihine hayranlıkla bakmıştır. Genelde asla birbirleriyle bağdaşmaz kabul edilen radikal demokratik ve tutucu ögelerin bu şekilde ilişkilendirilmesi onun politik tavrı için gayet karakteristiktir; nitekim bu aynı zamanda, geçmişten devralınan birtakım politik kategorilerin ne derece şaibeli olduğunun da göstergesidir.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı