Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Deli

Deli

Kimin akıllı, kimin deli olduğu belli olmayan bir dünyada, kızın gün boyu farklı yaptığı hiçbir şey yoktu. Yat, kalk, eve dön, iç, uyu. Rengi kaçmış bluzlar gibiydi hayatı. Ne bir keyif, ne bir neşe, ne bir değişim. “Kalabalığın arasından hayalet gibi süzüldü. O kadar çok içmişti ki, ayaklarını sürüyordu. Tam barın kapısından içeri girecekti ki birden geri döndü. Kalabalıktan uzaklaşıp başını gökyüzüne kaldırdı. Dişlerini sıkıp öfkeyle fısıldayarak şöyle dedi: ‘Tanrım, biliyorsun biraz önce çantamı kaybettim. Nerede olduğunu hatırlamıyorum bile. Şimdi senden isteğim üzerimdeki montumu da kaybetmek. Evet! Bu soğuk geceyi montsuz ve çantasız geçirmek istiyorum!’ Bara doğru birkaç adım atmışken tekrar geri dönüp tısladı: ‘Ha bir de, son bir isteğim var. Gördüğün gibi yalnız olduğum için sen yanımda dur, ben içeceğim!’ Sesindeki öfke, Tanrı’ya kafa tutuşu ve kendisinden nefreti Tanrı’nın sevgisinde eriyordu. Oysa kız hiçbir şeyin farkında değildi.” Adam kızın öfkesini görüyordu. Kendisiyle nasıl baş edemediğini, yaşamın içinde rotasız gezinişini, çaresizliğini… “Tanrı’sının cehennemi olanın, ateş elinden düşmez. Elindeki ateşe bakıp yaşam hakkında bir hükme mi varıyorsun? Yaşam, sen hangi ruh halindeysen o duruma uygun maskesiyle çıkar karşına.” Bu kitap, sınırlarını aşmak, mutlulukla randevuya çıkmak ve kendi cennetinin mimarı olmak isteyenler için okunmaya değer...
Yazar:Aslıhan Özen
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
Isbn:9786056335419
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:15.01.2013
12,50 TL
10,16 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Deli
Kimin akıllı, kimin deli olduğu belli olmayan bir dünyada, kızın gün boyu farklı yaptığı hiçbir şey yoktu. Yat, kalk, eve dön, iç, uyu. Rengi kaçmış bluzlar gibiydi hayatı. Ne bir keyif, ne bir neşe, ne bir değişim.

“Kalabalığın arasından hayalet gibi süzüldü. O kadar çok içmişti ki, ayaklarını sürüyordu. Tam barın kapısından içeri girecekti ki birden geri döndü. Kalabalıktan uzaklaşıp başını gökyüzüne kaldırdı. Dişlerini sıkıp öfkeyle fısıldayarak şöyle dedi: ‘Tanrım, biliyorsun biraz önce çantamı kaybettim. Nerede olduğunu hatırlamıyorum bile. Şimdi senden isteğim üzerimdeki montumu da kaybetmek. Evet! Bu soğuk geceyi montsuz ve çantasız geçirmek istiyorum!’ Bara doğru birkaç adım atmışken tekrar geri dönüp tısladı: ‘Ha bir de, son bir isteğim var. Gördüğün gibi yalnız olduğum için sen yanımda dur, ben içeceğim!’ Sesindeki öfke, Tanrı’ya kafa tutuşu ve kendisinden nefreti Tanrı’nın sevgisinde eriyordu. Oysa kız hiçbir şeyin farkında değildi.”

Adam kızın öfkesini görüyordu. Kendisiyle nasıl baş edemediğini, yaşamın içinde rotasız gezinişini, çaresizliğini…

“Tanrı’sının cehennemi olanın, ateş elinden düşmez. Elindeki ateşe bakıp yaşam hakkında bir hükme mi varıyorsun? Yaşam, sen hangi ruh halindeysen o duruma uygun maskesiyle çıkar karşına.”

Bu kitap, sınırlarını aşmak, mutlulukla randevuya çıkmak ve kendi cennetinin mimarı olmak isteyenler için okunmaya değer...
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı