Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Menakıb-ı Şeyh Seyyid Hace Muhammed Nuru'l-Arabi

Menakıb-ı Şeyh Seyyid Hace Muhammed Nuru'l-Arabi

Melâmet, Hakerenlerce risâletten sonra en yüksek makâm kabûl edilmiştir. Varlık dairesine düşen insanın nihâî hedefi budur. Zira bu makâm mânâ yolcusunun her türlü taassuptan kurtulup Cenâb-ı Hakk’ın hakîkatine yükseldiği noktadır. Melâmet bir tarîkat olmaktan öte cezbe ve irfân yoluyla yaşanan bir tavırdır. Şerîatin hakîkatiyle idrâk edildiği ve marifetin zevk edildiği bu tavır kâideleri belirlenmiş bir erkân olmaktan ziyâde “Meslek-i Muhammediyye” kavramıyla anlatabileceğimiz bir sülûk tarzıdır. Tevhîdi gönül âleminde kemâliyle idrâk eden melâmet ehli Hak dostları, vücûd-ı vâhidi yokluklarının idrâkiyle bihakkın yaşamışlar, ahadiyyet sırlarını hâl-i hayâtlarında vicdânlarında tatmışlar ve nâmlarını melâmetde nişân eyleyerek “rûh-ı vâsilîn olmuşlardır. Seyyid Hazretleri meslek ve meşrebi gereği tevhîd makamlarını zevk edinmiş ve ihvânını da her türlü gösterişten uzak bu meşrep üzere yetiştirmiştir. Sohbet ve eserlerinde İslâm’ın aşk, ilim ve irfana verdiği önemi vurgulayan Hz. Pîr, ilâhî emirler ve şerîat-ı Muhammediyyeye bağlılık konusunda son derece titiz olduğu gibi mensuplarının da bu yolda azamî titiz davranması gerektiğini belirtir. Hiç şüphesiz önümüzdeki yıllar Hz. Pîr’in idrâk edildiği, melâmet ve vahdet neşvesinin gönüllere nakşedildiği yıllar olacaktır.
Yazar:Bursalı Mehmed Tahir
Sayfa Sayısı:144
Dil:Türkçe
Isbn:9786054042630
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:17.05.2014
125 TL
100,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Menakıb-ı Şeyh Seyyid Hace Muhammed Nuru'l-Arabi
Melâmet, Hakerenlerce risâletten sonra en yüksek makâm kabûl edilmiştir. Varlık dairesine düşen insanın nihâî hedefi budur. Zira bu makâm mânâ yolcusunun her türlü taassuptan kurtulup Cenâb-ı Hakk’ın hakîkatine yükseldiği noktadır. Melâmet bir tarîkat olmaktan öte cezbe ve irfân yoluyla yaşanan bir tavırdır. Şerîatin hakîkatiyle idrâk edildiği ve marifetin zevk edildiği bu tavır kâideleri belirlenmiş bir erkân olmaktan ziyâde “Meslek-i Muhammediyye” kavramıyla anlatabileceğimiz bir sülûk tarzıdır. Tevhîdi gönül âleminde kemâliyle idrâk eden melâmet ehli Hak dostları, vücûd-ı vâhidi yokluklarının idrâkiyle bihakkın yaşamışlar, ahadiyyet sırlarını hâl-i hayâtlarında vicdânlarında tatmışlar ve nâmlarını melâmetde nişân eyleyerek “rûh-ı vâsilîn olmuşlardır. Seyyid Hazretleri meslek ve meşrebi gereği tevhîd makamlarını zevk edinmiş ve ihvânını da her türlü gösterişten uzak bu meşrep üzere yetiştirmiştir. Sohbet ve eserlerinde İslâm’ın aşk, ilim ve irfana verdiği önemi vurgulayan Hz. Pîr, ilâhî emirler ve şerîat-ı Muhammediyyeye bağlılık konusunda son derece titiz olduğu gibi mensuplarının da bu yolda azamî titiz davranması gerektiğini belirtir. Hiç şüphesiz önümüzdeki yıllar Hz. Pîr’in idrâk edildiği, melâmet ve vahdet neşvesinin gönüllere nakşedildiği yıllar olacaktır.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı