Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Aşk-ı Pervane

Aşk-ı Pervane

Mürşitleri, üç pervaneye ateşi öğretmekteymiş.Birinci pervaneye hitaben demiş ki:“Hadi uç ateşe doğru. Git ve tez vakitte geri dön. Bakalım bize ne haberler getireceksin?”Heyecanla uçmuş birinci pervane ateşe. Çok geçmeden, gidişinin bin misli heyecanla geri dönmüş.“Efendim!” demiş mürşidine. “Ateş öyle bir şey ki, görünce gözlerim kamaştı. Karanlık dünyam ışıdı! Çok muazzam bir şey bu ateş dedikleri!”“Bu gördü!” demiş mürşit.İkinci pervaneyi göndermiş ateşi öğrenmeye. Hayli gecikme ile geri dönmüş ikinci pervane. Birinci pervaneyi aşkın bir heyecan ve sersemlik, sarhoşluk içinde anlatmış:“Efendim! Ateşe o kadar yaklaştım ki! Işığı gözlerimi kamaştırmakla kalmadı, sıcaklığı yüzümü yaladı. Bu sıcaklıktan adeta sarhoş oldum, kendimden geçtim. Toparlanmam uzun sürdüğü için dönmekte geciktim.”“Bu bildi!” demiş pervanelerin mürşidi.Son pervaneyi uçurmuş ateşe.Beklemişler, beklemişler, beklemişler… Geri dönen olmamış.“Bu da yaşadı!” diye mırıldanmış mürşit.Ateşi merak eden pervanelerin öyküsüydü bu. Ateşe uçan, ateşi gören, ateşi bilen, yaşayan… Ateşin aşkına yanıp kül olan…Ateşi yutan pervane görülmüş müdür? İçindeki ateş dışındakine denk olan? Yandıkça ateşe hasreti artan? Kalbindeki ateşin ışığından gözleri kamaşarak, dışındaki ateşi görmeden dalan?
Yazar:Mecbure İnal Vela
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
Isbn:9786055878900
Boyut:12 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:29.06.2011
12 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Aşk-ı Pervane
Mürşitleri, üç pervaneye ateşi öğretmekteymiş.

Birinci pervaneye hitaben demiş ki:

“Hadi uç ateşe doğru. Git ve tez vakitte geri dön. Bakalım bize ne haberler getireceksin?”

Heyecanla uçmuş birinci pervane ateşe. Çok geçmeden, gidişinin bin misli heyecanla geri dönmüş.

“Efendim!” demiş mürşidine. “Ateş öyle bir şey ki, görünce gözlerim kamaştı. Karanlık dünyam ışıdı! Çok muazzam bir şey bu ateş dedikleri!”

“Bu gördü!” demiş mürşit.

İkinci pervaneyi göndermiş ateşi öğrenmeye. Hayli gecikme ile geri dönmüş ikinci pervane. Birinci pervaneyi aşkın bir heyecan ve sersemlik, sarhoşluk içinde anlatmış:

“Efendim! Ateşe o kadar yaklaştım ki! Işığı gözlerimi kamaştırmakla kalmadı, sıcaklığı yüzümü yaladı. Bu sıcaklıktan adeta sarhoş oldum, kendimden geçtim. Toparlanmam uzun sürdüğü için dönmekte geciktim.”

“Bu bildi!” demiş pervanelerin mürşidi.

Son pervaneyi uçurmuş ateşe.

Beklemişler, beklemişler, beklemişler… Geri dönen olmamış.

“Bu da yaşadı!” diye mırıldanmış mürşit.

Ateşi merak eden pervanelerin öyküsüydü bu. Ateşe uçan, ateşi gören, ateşi bilen, yaşayan… Ateşin aşkına yanıp kül olan…

Ateşi yutan pervane görülmüş müdür? İçindeki ateş dışındakine denk olan? Yandıkça ateşe hasreti artan? Kalbindeki ateşin ışığından gözleri kamaşarak, dışındaki ateşi görmeden dalan?
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı