Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sezai Karakoç’un Sanat Felsefesi

Sezai Karakoç’un Sanat Felsefesi

Sezai Karakoç`a göre, sanatçı, yaratılanı değil, yaratışı taklit etmeye çalışmalıdır. Çünkü, eser yaratılanın, yani, nesne, durum, olgu ve olayların taklidi oldukça, değerden düşer; yaratışın her an yeni kalışındaki ve orijinal oluşundaki sırrı dile getirdiği müddetçe de yoğunlaşır. Bunun için sanatçı, realiteyi ezer, büzer, yontar; ona eklemeler yapar ya da ondan çıkarmalarda bulunur ve nev`i şahsına münhasır biçimler doğurmak için onu içten bir değişime uğratır. Yani, sanatçı tabiata yeni bir maya koyar; onun yönünü değiştirmeyi amaçlar; âdetâ ona fizik etkiden çok kimyasal bir etkide bulunur. Sanatçı, tabiatı, ta ruhundan yakalar, onu boğazından büyülü makasıyla keser ve yeni bir terkip için kesilmiş parçaları, hem enlemesine ve boylamasına, hem de derinlemesine tükürüğüyle yapıştırır. Sanatçının tabiat ve realiteyle bu haşruneşrinden eser doğar. Sanat kapısından içeri ayak basan her realite, ayrı ve yeni bir dünyanın parçası olur. Çünkü eşyanın tabiatta gördüğü işle sanatçının ona gördürdüğü iş arasında bir mâhiyet farkı vardır. Sanatçının epistemolojik gayesi, görünenin arkasındaki görünmeyene ulaşmak, pratikteki gayesi ise, dünyayı ve hayatı güzelleştirmektir.
Yazar:Cenan Kuvancı
Sayfa Sayısı:140
Dil:Türkçe
Isbn:9786256902213
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.05.2023
85 TL
59,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sezai Karakoç’un Sanat Felsefesi
Sezai Karakoç`a göre, sanatçı, yaratılanı değil, yaratışı taklit etmeye çalışmalıdır. Çünkü, eser yaratılanın, yani, nesne, durum, olgu ve olayların taklidi oldukça, değerden düşer; yaratışın her an yeni kalışındaki ve orijinal oluşundaki sırrı dile getirdiği müddetçe de yoğunlaşır. Bunun için sanatçı, realiteyi ezer, büzer, yontar; ona eklemeler yapar ya da ondan çıkarmalarda bulunur ve nev`i şahsına münhasır biçimler doğurmak için onu içten bir değişime uğratır. Yani, sanatçı tabiata yeni bir maya koyar; onun yönünü değiştirmeyi amaçlar; âdetâ ona fizik etkiden çok kimyasal bir etkide bulunur. Sanatçı, tabiatı, ta ruhundan yakalar, onu boğazından büyülü makasıyla keser ve yeni bir terkip için kesilmiş parçaları, hem enlemesine ve boylamasına, hem de derinlemesine tükürüğüyle yapıştırır. Sanatçının tabiat ve realiteyle bu haşruneşrinden eser doğar. Sanat kapısından içeri ayak basan her realite, ayrı ve yeni bir dünyanın parçası olur. Çünkü eşyanın tabiatta gördüğü işle sanatçının ona gördürdüğü iş arasında bir mâhiyet farkı vardır. Sanatçının epistemolojik gayesi, görünenin arkasındaki görünmeyene ulaşmak, pratikteki gayesi ise, dünyayı ve hayatı güzelleştirmektir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı