Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rehavet Havası

Rehavet Havası

Nurhayat, bir ona bakıyor, bir elindeki çiçeklere, bir de etrafına. Sonrahiçbir şey demeden, nasıl geldiyse öyle, dimdik yürüyüp gidiyor. Fuatfelaket eşiğinde olduğunu hissediyor hissetmesine de, neye yarar?Güç bela çöküyor Saffet Bakkal’ın önündeki kaldırıma ve Nurhayat’ıngürül gürül akıp gidişini seyrediyor. Çok sonra cin toniğe bandırdığıözdeyişlerinden birini o ilk karşılaşmanın hatrına yumurtlayacak, “Sendaldan dala sekip ömür öyle geçecek sanarken, biri gelir domdomkurşununu alnının ortasına öyle bir yapıştırır ki, daha da kalkamazsın.”Taşranın seyrekliği, bungunluğu, sakaleti… Sıcağı, soğuğu, habaseti,bitkinliği ve lafazanlığı. Deniz Arslan, bildiği yerleri, hatırladığıinsanları, içinden çıktığı şehirleri anlatıyor. Konuşkan, iştahlı, deli dolu,muzip insanları… Dokuz doğurtan, boğucu ahvali... Hiç kımıldamayan,bir duman gibi duran zamanı… Gün batımında gevezeleşen akşamları…Yanlış mıyım Sağdeç?Rehavet Havası, gençlikten, oralardan, belli ki uzaklardan, tenhalardan hikâyelerin havası… Bruce Springsteen bile bunu söylüyor. Bergman, hepinize çilek gönderiyor. İlk kitap, cıvıl cıvıl bir dil.
Yazar:Deniz Arslan
Sayfa Sayısı:124
Dil:Türkçe
Isbn:9789750517570
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:08.05.2015
24 TL
18,30 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rehavet Havası
Nurhayat, bir ona bakıyor, bir elindeki çiçeklere, bir de etrafına. Sonra
hiçbir şey demeden, nasıl geldiyse öyle, dimdik yürüyüp gidiyor. Fuat
felaket eşiğinde olduğunu hissediyor hissetmesine de, neye yarar?
Güç bela çöküyor Saffet Bakkal’ın önündeki kaldırıma ve Nurhayat’ın
gürül gürül akıp gidişini seyrediyor. Çok sonra cin toniğe bandırdığı
özdeyişlerinden birini o ilk karşılaşmanın hatrına yumurtlayacak, “Sen
daldan dala sekip ömür öyle geçecek sanarken, biri gelir domdom
kurşununu alnının ortasına öyle bir yapıştırır ki, daha da kalkamazsın.”
Taşranın seyrekliği, bungunluğu, sakaleti… Sıcağı, soğuğu, habaseti,
bitkinliği ve lafazanlığı. Deniz Arslan, bildiği yerleri, hatırladığı
insanları, içinden çıktığı şehirleri anlatıyor. Konuşkan, iştahlı, deli dolu,
muzip insanları… Dokuz doğurtan, boğucu ahvali... Hiç kımıldamayan,
bir duman gibi duran zamanı… Gün batımında gevezeleşen akşamları…
Yanlış mıyım Sağdeç?
Rehavet Havası, gençlikten, oralardan, belli ki uzaklardan, tenhalardan hikâyelerin havası… Bruce Springsteen bile bunu söylüyor. Bergman, hepinize çilek gönderiyor. İlk kitap, cıvıl cıvıl bir dil.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı