Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Hep Uzağa Pek Ağır

Hep Uzağa Pek Ağır

Ben bu kadar kötü iken neden hastalar, hasta yakınları bana York düküimişim gibi davranıyor da, hayatını hiçbir maddi çıkar gözetmeksizinhastalarının sağlığına vakfeden, dürüst, memur zihniyetli hekimlereburun kıvırarak bakıyorlar, yetmiyor, hakaret ediyorlar, hırpalıyorlar?Hekimin iyilik dediğiniz ve o çok kutsadığınız halisane vasfınıntoplumda bir karşılığı olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Hembana “Hipokrat yemini ettik biz, sen etmemiş miydin?” falan dademeyin boşuna. Ettim tabii, hepiniz oradaydınız.Birisi Safiye’nin hikâyesini anlatsaydı iyiydi, hatırlasaydı keşke…Aklı olan Doktor Muharrem’e yanaşır mıydı, “abi” der miydi, âşıkolduğu kadını ona anlatır mıydı? Çömezlik işte. Sahi o cenaze töreniNurdan’ın mıydı? Paranın ruhunu kemirdiği bir adam çareyi en sevdiğiserçeparmağını kesmekte buldu… Dünya işte. Kim Keriman’dandaha iyi film anlatabilir ki? E n’olmuş, kimin hikâyesi yok ki demeyin,Kaya’nınki başka işte… İsimlerimiz önemlidir, bize kim olduğumuzusöyler… Ve lütfen, boşuna fısıldamıyorum, intikam soğuk yenen biryemektir ve bazıları kurt gibi acıktı...Hakan Kulaçoğlu, gülümsetiyor, ısıtıyor, insanın içine oturan hikâyeleranlatıyor… Daima iyicil, hayat dolu ve buruk…Hep Uzağa Pek Ağır, mağdurların, kurnazların, iyilerle kötülerin, enkirlilerle en temizlerin didişmesi… Umutsuz âşıkların, artık hiçbir şeyhissetmeyenlerin; Trabzon’un; taşradan büyük şehre okumaya gelmiş,orta sınıftan efendi çocukların hikâyeleri.
Yazar:Hakan Kulaçoğlu
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
Isbn:9789750518492
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:06.11.2015
6 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Hep Uzağa Pek Ağır
Ben bu kadar kötü iken neden hastalar, hasta yakınları bana York dükü
imişim gibi davranıyor da, hayatını hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin
hastalarının sağlığına vakfeden, dürüst, memur zihniyetli hekimlere
burun kıvırarak bakıyorlar, yetmiyor, hakaret ediyorlar, hırpalıyorlar?
Hekimin iyilik dediğiniz ve o çok kutsadığınız halisane vasfının
toplumda bir karşılığı olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Hem
bana “Hipokrat yemini ettik biz, sen etmemiş miydin?” falan da
demeyin boşuna. Ettim tabii, hepiniz oradaydınız.
Birisi Safiye’nin hikâyesini anlatsaydı iyiydi, hatırlasaydı keşke…
Aklı olan Doktor Muharrem’e yanaşır mıydı, “abi” der miydi, âşık
olduğu kadını ona anlatır mıydı? Çömezlik işte. Sahi o cenaze töreni
Nurdan’ın mıydı? Paranın ruhunu kemirdiği bir adam çareyi en sevdiği
serçeparmağını kesmekte buldu… Dünya işte. Kim Keriman’dan
daha iyi film anlatabilir ki? E n’olmuş, kimin hikâyesi yok ki demeyin,
Kaya’nınki başka işte… İsimlerimiz önemlidir, bize kim olduğumuzu
söyler… Ve lütfen, boşuna fısıldamıyorum, intikam soğuk yenen bir
yemektir ve bazıları kurt gibi acıktı...
Hakan Kulaçoğlu, gülümsetiyor, ısıtıyor, insanın içine oturan hikâyeler
anlatıyor… Daima iyicil, hayat dolu ve buruk…
Hep Uzağa Pek Ağır, mağdurların, kurnazların, iyilerle kötülerin, en
kirlilerle en temizlerin didişmesi… Umutsuz âşıkların, artık hiçbir şey
hissetmeyenlerin; Trabzon’un; taşradan büyük şehre okumaya gelmiş,
orta sınıftan efendi çocukların hikâyeleri.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı