Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İlkçağ Felsefesi Tarihi

İlkçağ Felsefesi Tarihi

İnsan, var olmasıyla birlikte, düşünce ve tefekkürün haz ve çekiciliğinden kendisini alamamıştır. Çünkü insanı özgün, orijinal ve ayrıcalıklı kılan en önemli yönü, bu niteliklerinde gizlidir. Düşünen bir varlık olarak insan, medeniyetlerin ve kültürlerin inşa sürecinde bu özelliklerini bilfiil göstermiş ve ispatlamıştır. Bu anlamda düşünce ve fikrin sahibi tek bir milletle, ırkla veya dinle sınırlandırılamaz. Düşünce imâli ve üretimi, insanlığın ortak mirasıdır. Medeniyetler ve kültürler, bu mirasın birbirlerine devredilmesinde bir vasıta olmaktan başka bir anlam taşımamaktadırlar.İşte bu çalışma, felsefenin köklerinden başlayarak, Ortaçağ’a kadar olan bir düşünce seyahatinin ana filozof ve sistemlerine bir bakış açısını ortaya koyma çabası içerisinde olmuştur. Bu çerçevede felsefenin insan, toplum, tabiat ve Tanrı’yla, aşkın alanla olan ilişki ve bağları sergilenmeye çalışılmıştır. Zira insandan ve var olan hayattan kopuk bir düşüncenin uzun ömürlü olması mümkün değildir. Nitekim hakikatin ve varlığın anlamını, ancak bilgelik talep eden bilge severler, filozoflar bilebilir ve hissedebilirler.
Yazar:Bayram Ali Çetinkaya
Sayfa Sayısı:320
Dil:Türkçe
Isbn:9789755745633
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:05.10.2020
220 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İlkçağ Felsefesi Tarihi
İnsan, var olmasıyla birlikte, düşünce ve tefekkürün haz ve çekiciliğinden kendisini alamamıştır. Çünkü insanı özgün, 
orijinal ve ayrıcalıklı kılan en önemli yönü, bu niteliklerinde gizlidir. Düşünen bir varlık olarak insan, medeniyetlerin ve 
kültürlerin inşa sürecinde bu özelliklerini bilfiil göstermiş ve ispatlamıştır. Bu anlamda düşünce ve fikrin sahibi tek bir 
milletle, ırkla veya dinle sınırlandırılamaz. Düşünce imâli ve üretimi, insanlığın ortak mirasıdır. Medeniyetler ve kültürler, 
bu mirasın birbirlerine devredilmesinde bir vasıta olmaktan başka bir anlam taşımamaktadırlar.
İşte bu çalışma, felsefenin köklerinden başlayarak, Ortaçağ’a kadar olan bir düşünce seyahatinin ana filozof ve 
sistemlerine bir bakış açısını ortaya koyma çabası içerisinde olmuştur. Bu çerçevede felsefenin insan, toplum, tabiat ve 
Tanrı’yla, aşkın alanla olan ilişki ve bağları sergilenmeye çalışılmıştır. Zira insandan ve var olan hayattan kopuk bir 
düşüncenin uzun ömürlü olması mümkün değildir. Nitekim hakikatin ve varlığın anlamını, ancak bilgelik talep eden bilge 
severler, filozoflar bilebilir ve hissedebilirler.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı