Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rubailer

Rubailer

Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnul Arabi Kabe'yi murakaba iken aldığı bir manevi işaret üzerine Anadolu'ya gitmek üzere hazırlandığında aynı tarihlerde Mekke'de bulunan bir diğer şeyh de aynı işareti alacak ve biri batıdan. Endülüs'ten diğeri ise doğudan Kirman'dan gelen bu iki süfi beraberce Anadolu'nun yolunu tutacaklardır. Bu iki arife daha sonra Belh'ten gelecek olan Mevlana da katılınca bu üç büyük ustanın kendilerini ağırlayan bu topraklar üzerinde döktükleri ilim, irfan ve aşk tohumları o muhteşem filizlerini verecektir. Bu üç usta kendi aralarında üç değişik nesneyi temsil ediyorlardı. Cemal ve istişrak mektebinin temsilcisi olan Kirmanlı Şeyh Evhadüddin Hakkı mahlukatın vechinde temaşada müstağrak bir kişiydi. Cezbeliydi, coşkuluydu, kendisinde sahvden çok sekr hakimdi. Mutlak cemal karşısında Hallac gibi, Hayyam gibi başa dönmüştü. Ona göre mutlak Cemal ayinede temaşa edilebilirdi. Bunun için en mükemmel ayna saf pak, muttaki, zahid bir gençin (şahid. Feta) o nur saçan yüzüydü. Elinizdeki bu eserde İ.Ü. Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmed Kanar uzun yıllar süren bir çalışmayla Evhadüddin Kirmaniye aid olan şiirleri bir çok yazma eserden tarayarak özgün bir çalışmada ortaya koymuştur.Yolunun toprağından su nasib et banaRüyamda yüzünü görmeyi nasib et banaVarlığın harap gönüllerin hazinesi ya,Ya Rabbi sen harap bir gönül nasib et bana.
Yazar:Evhadüddin-İ Kirmani
Çevirmen:Prof. Dr. Mehmet Kanar
Sayfa Sayısı:542
Dil:Türkçe
Isbn:9789755742387
Boyut:14 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:01.04.1999
30 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rubailer
Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnul Arabi Kabe'yi murakaba iken aldığı bir manevi işaret üzerine Anadolu'ya gitmek üzere hazırlandığında aynı tarihlerde Mekke'de bulunan bir diğer şeyh de aynı işareti alacak ve biri batıdan. Endülüs'ten diğeri ise doğudan Kirman'dan gelen bu iki süfi beraberce Anadolu'nun yolunu tutacaklardır. Bu iki arife daha sonra Belh'ten gelecek olan Mevlana da katılınca bu üç büyük ustanın kendilerini ağırlayan bu topraklar üzerinde döktükleri ilim, irfan ve aşk tohumları o muhteşem filizlerini verecektir. Bu üç usta kendi aralarında üç değişik nesneyi temsil ediyorlardı. Cemal ve istişrak mektebinin temsilcisi olan Kirmanlı Şeyh Evhadüddin Hakkı mahlukatın vechinde temaşada müstağrak bir kişiydi. Cezbeliydi, coşkuluydu, kendisinde sahvden çok sekr hakimdi. Mutlak cemal karşısında Hallac gibi, Hayyam gibi başa dönmüştü. Ona göre mutlak Cemal ayinede temaşa edilebilirdi. Bunun için en mükemmel ayna saf pak, muttaki, zahid bir gençin (şahid. Feta) o nur saçan yüzüydü. Elinizdeki bu eserde İ.Ü. Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmed Kanar uzun yıllar süren bir çalışmayla Evhadüddin Kirmaniye aid olan şiirleri bir çok yazma eserden tarayarak özgün bir çalışmada ortaya koymuştur.
Yolunun toprağından su nasib et bana
Rüyamda yüzünü görmeyi nasib et bana
Varlığın harap gönüllerin hazinesi ya,
Ya Rabbi sen harap bir gönül nasib et bana.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı