Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Aşıklar Sultanı  Aynü’l-Kudat el-Hemedani’nin Hayatı ve Tasavvuf Anlayışı

Aşıklar Sultanı Aynü’l-Kudat el-Hemedani’nin Hayatı ve Tasavvuf Anlayışı

Hallâc-ı Mansûr, Bâyezîd-i Bistâmî, Ebu’l-Hasan el-Harakānî, Ebû Sa‘îd Ebu’l-Hayr ve Ahmed Gazzâlî gibi âriflerin söz ve görüşleriyle şekillenen “Horasan tasavvuf mektebi”nin önemli özelliği, insanın Allah ve âlemle olan ilişkisini daha çok aşk, vecd, cezbe, cefâ, mihnet, fenâ vb. kavramlarla ifade etmesidir. İlâhî aşkın, geride başka hiçbir şey bırakmayacak şekilde sûfîyi eritip tüketmesi, vecdin tesirine girmiş ruhların fenâ’ hâlinde “bir”de kaybolmaları, ma‘rifetin dilin ifade imkânına sığmayan yapısı ve daha başka sebepler, bu tasavvuf mektebine mensup ârifleri, fikirlerini kolay anlaşılmayacak birtakım söz ve sembollerle ifade etmeye mecbur bırakmıştır. Böyle bir tasavvuf geleneğinin önemli temsilcilerinden birisi de Aziz Nesefî’nin “âşıklar sultanı” olarak nitelediği Aynü’l-Kudât el-Hemedânî’dir. İmam Gazzâlî’nin eserleri ve fikriyâtı ile kardeşi Ahmed Gazzâlî’nin manevî terbiyesi altında yetişen Hemedânî, bilgi ve varlığa dair düşünceleriyle de ilk dönem sûfîleriyle İbnü’l-Arabî dönemi arasında âdeta bir köprü vazifesi görmüştür.Yazdığı eserler, her kesimden yetiştirdiği talebeleri yanında ilim ve ma‘rifet bakımından parlak bir geleceği müjdeleyen alâmetleriyle temâyüz eden Aynü’l-kudât Hemedânî, siyasî geleceği için “tehlikeli” kabul ettiği Selçuklu veziri Kıvâmüddîn Dergezînî tarafından yolu kesilerek şehit edildiğinde henüz otuz üç yaşındaydı.
Yazar:Halil Baltacı
Sayfa Sayısı:212
Dil:Türkçe
Isbn:9789755747545
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.02.2016
140 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Aşıklar Sultanı Aynü’l-Kudat el-Hemedani’nin Hayatı ve Tasavvuf Anlayışı
Hallâc-ı Mansûr, Bâyezîd-i Bistâmî, Ebu’l-Hasan el-Harakānî, Ebû Sa‘îd Ebu’l-Hayr ve Ahmed Gazzâlî gibi âriflerin söz ve görüşleriyle şekillenen “Horasan tasavvuf mektebi”nin önemli özelliği, insanın Allah ve âlemle olan ilişkisini daha çok aşk, vecd, cezbe, cefâ, mihnet, fenâ vb. kavramlarla ifade etmesidir. İlâhî aşkın, geride başka hiçbir şey bırakmayacak şekilde sûfîyi eritip tüketmesi, vecdin tesirine girmiş ruhların fenâ’ hâlinde “bir”de kaybolmaları, ma‘rifetin dilin ifade imkânına sığmayan yapısı ve daha başka sebepler, bu tasavvuf mektebine mensup ârifleri, fikirlerini kolay anlaşılmayacak birtakım söz ve sembollerle ifade etmeye mecbur bırakmıştır. 
Böyle bir tasavvuf geleneğinin önemli temsilcilerinden birisi de Aziz Nesefî’nin “âşıklar sultanı” olarak nitelediği Aynü’l-Kudât el-Hemedânî’dir. İmam Gazzâlî’nin eserleri ve fikriyâtı ile kardeşi Ahmed Gazzâlî’nin manevî terbiyesi altında yetişen Hemedânî, bilgi ve varlığa dair düşünceleriyle de ilk dönem sûfîleriyle İbnü’l-Arabî dönemi arasında âdeta bir köprü vazifesi görmüştür.
Yazdığı eserler, her kesimden yetiştirdiği talebeleri yanında ilim ve ma‘rifet bakımından parlak bir geleceği müjdeleyen alâmetleriyle temâyüz eden Aynü’l-kudât Hemedânî, siyasî geleceği için “tehlikeli” kabul ettiği Selçuklu veziri Kıvâmüddîn Dergezînî tarafından yolu kesilerek şehit edildiğinde henüz otuz üç yaşındaydı.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı