Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Vakafat  Düşündüren Ayetler

Vakafat Düşündüren Ayetler

ed-Darrâu / ed-Durru / ed-Dararu / ed-Darruالضَّرُّ / الضَّرَرُ / الضُّرُّ / الضَّرَّاءُ Bu dört masdar arasında önemli farklar vardır.Bunların Kur’ân'da geliş şekillerine hızlıca bir göz attıktan sonra aralarındaki başlıca farkları şöyle özetleyebiliriz:الضَّرُّ (ed-Darru): Husûsî, hâricî bir zarardır. Her zaman mukabili olan النفع (en-Nefʿ/menfaat) ile birlikte zikredilmiş ve önüne لا يملك (Lâ yemliku/sahip olmaz) şeklindeki fiil gelmiştir. Böylece Allah'tan başkasından zarar gelmesi olumsuzlanmıştır, zarar vermek sadece Allah'ın elindedir.الضَّرَرُ (ed-Dararu): Dâhîlî bir zarardır. Kişinin vücuduna, içine isabet eder, irâdî değildir. Başına böyle bir zarar gelen kişi şer‘an mazurdur.الضُّرُّ (ed-Durru): Yanında ne fayda, ne de başka bir mukabili olmaksızın zikredilmiştir. Bunun yerine yanında “dokunmak/isabet etmek” manasındaki مس (mess) fiili vardır.Bunun için الضُّرُّ şeklindeki zarar, elem ve musibet bakımından الضَّرَّ şeklindeki zarardan daha şiddetlidir. Allah'tan başkasından soyutlanmıştır. Sadece Allah'ın elindedir.الضَّرَّاءُ (ed-Darrâu): Lafzen müennes bir lafızdır. Arkasında hemze olan uzun elif'le bitmiştir. Bunun için memnû mine's-sarftır. Bu masdarın harfleri, önceki masdarlardan daha çok olduğu için, eziyet ve kötülük bakımından çokluk ifade eder. Kur’ân'da her zamanالسراء ، البأساء ، النعماء (es-Serrâu, en-Naʿmâu, el-be’sâu) gibi mutluluk, bolluk, nimet manasındaki mukabillerine ait hallerle birlikte geçmiştir.Bu dört masdar her ne kadar aynı sülasi fiilin masdarı olsa da müradif değildir ve Kur’ân'da aynı manayı ifade etmek üzere gelmemiştir. Her birinin kendine has bir hali, bir manası, bir delâleti ve siyakı vardır.Bu da mu‘ciz Kur’ân'ın dikkatli kullanımının, mekanına münasip kelimeleri seçmesinin, aynı kökün ve aynı siğanın türevleri bile olsa harekelerdeki farklılık dolayısıyla hiçbir kelimenin diğerinin yerini tutmadığının apaçık delilidir.
Yazar:Dr. Salah Abdu'l Fettah El-Halidi
Çevirmen:Fatma Serap Karamollaoğlu
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
Isbn:9789753503877
Boyut:16.5 X 23.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.12.2020
260 TL
195,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Vakafat Düşündüren Ayetler
ed-Darrâu / ed-Durru / ed-Dararu / ed-Darru
الضَّرُّ / الضَّرَرُ / الضُّرُّ / الضَّرَّاءُ
 
Bu dört masdar arasında önemli farklar vardır.
Bunların Kur’ân'da geliş şekillerine hızlıca bir göz attıktan sonra aralarındaki başlıca farkları şöyle özetleyebiliriz:
الضَّرُّ (ed-Darru): Husûsî, hâricî bir zarardır. Her zaman mukabili olan النفع (en-Nefʿ/menfaat) ile birlikte zikredilmiş ve önüne لا يملك (Lâ yemliku/sahip olmaz) şeklindeki fiil gelmiştir. Böylece Allah'tan başkasından zarar gelmesi olumsuzlanmıştır, zarar vermek sadece Allah'ın elindedir.
الضَّرَرُ (ed-Dararu): Dâhîlî bir zarardır. Kişinin vücuduna, içine isabet eder, irâdî değildir. Başına böyle bir zarar gelen kişi şer‘an mazurdur.
الضُّرُّ (ed-Durru): Yanında ne fayda, ne de başka bir mukabili olmaksızın zikredilmiştir. Bunun yerine yanında “dokunmak/isabet etmek” manasındaki مس (mess) fiili vardır.
Bunun için الضُّرُّ şeklindeki zarar, elem ve musibet bakımından الضَّرَّ şeklindeki zarardan daha şiddetlidir. Allah'tan başkasından soyutlanmıştır. Sadece Allah'ın elindedir.
الضَّرَّاءُ (ed-Darrâu): Lafzen müennes bir lafızdır. Arkasında hemze olan uzun elif'le bitmiştir. Bunun için memnû mine's-sarftır. Bu masdarın harfleri, önceki masdarlardan daha çok olduğu için, eziyet ve kötülük bakımından çokluk ifade eder. Kur’ân'da her zamanالسراء ، البأساء ، النعماء (es-Serrâu, en-Naʿmâu, el-be’sâu) gibi mutluluk, bolluk, nimet manasındaki mukabillerine ait hallerle birlikte geçmiştir.
Bu dört masdar her ne kadar aynı sülasi fiilin masdarı olsa da müradif değildir ve Kur’ân'da aynı manayı ifade etmek üzere gelmemiştir. Her birinin kendine has bir hali, bir manası, bir delâleti ve siyakı vardır.
Bu da mu‘ciz Kur’ân'ın dikkatli kullanımının, mekanına münasip kelimeleri seçmesinin, aynı kökün ve aynı siğanın türevleri bile olsa harekelerdeki farklılık dolayısıyla hiçbir kelimenin diğerinin yerini tutmadığının apaçık delilidir.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı