Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Devletçi Tutkular ve İnsanlar

Devletçi Tutkular ve İnsanlar

Osmanlı Devleti’nden devralınan maddi ve manevi miras, hemen her alanda Cumhuriyet Devleti’nin başını ağrıtmıştı.Birbirini izleyen savaşlar Anadolu halklarının tarihsel yaşam sıkıntılarını içinden çıkılmaz çözümsüzlüklere sürüklemişti. Bu yetmezmiş gibi, sayısal yoğunluğu yüksek bir kesim halk da halen eski hamamın kubbelerine takılan sesten kulaklarını ayırmamıştı. Halkı, olanlara ve her anlamdaki gelişmelere bigane kılan cehalet, asırların yığıntısı olarak ortadaydı. Cumhuriyeti kuranlar ve yönetenler için taşınması zor bir yüktü. ‘Din devleti’, en az dört asır Anadolu Müslüman halklarını dünya dışı bırakmıştı. Kuşaklararası sosyal farklılaşma değişimsizdi. 20. yüzyılın ilk çeyreğindeki dünya siyasal panoraması, insanlığın sefaleti ve ölümü üzerine kurulmakta olan rejimleri tüm dramatikliğiyle yansıtmaktaydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu siyasal panoramada bir yeri vardı. Bunu çok dikkatlice, irdelenecekse, aynı özenle yorumlamak gerekiyordu.
Yazar:Mehmet Aydar
Sayfa Sayısı:364
Dil:Türkçe
Isbn:9786055410186
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.09.2011
18,52 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Devletçi Tutkular ve İnsanlar
Osmanlı Devleti’nden devralınan maddi ve manevi miras, hemen her alanda Cumhuriyet Devleti’nin başını ağrıtmıştı.
Birbirini izleyen savaşlar Anadolu halklarının tarihsel yaşam sıkıntılarını içinden çıkılmaz çözümsüzlüklere sürüklemişti. Bu yetmezmiş gibi, sayısal yoğunluğu yüksek bir kesim halk da halen eski hamamın kubbelerine takılan sesten kulaklarını ayırmamıştı.
Halkı, olanlara ve her anlamdaki gelişmelere bigane kılan cehalet, asırların yığıntısı olarak ortadaydı. Cumhuriyeti kuranlar ve yönetenler için taşınması zor bir yüktü.
‘Din devleti’, en az dört asır Anadolu Müslüman halklarını dünya dışı bırakmıştı. Kuşaklararası sosyal farklılaşma değişimsizdi.
20. yüzyılın ilk çeyreğindeki dünya siyasal panoraması, insanlığın sefaleti ve ölümü üzerine kurulmakta olan rejimleri tüm dramatikliğiyle yansıtmaktaydı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bu siyasal panoramada bir yeri vardı. Bunu çok dikkatlice, irdelenecekse, aynı özenle yorumlamak gerekiyordu.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı