Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Röportajlar

Röportajlar

Bekir Yıldız'la tanıştığımda lise ikinci sınıf öğrencisiydim. Edebiyat dersi dönem ödevi olarak onunla söyleşi yapmıştım. Cağaloğlu'nun arka sokaklarında küçük bir matbaa işletiyordu: Asya Matbaası... Bir saati aşan konuşma boyunca sigarasını hiç söndürmediğini anımsıyorum. Sık sık da sesinin öfke tonunda yükseldiğini. Birileriyle kavga ediyor, birilerine laf anlatmaya çalışıyor gibiydi. Söyleşiyi ben yapıyordum ama sanki kürsüdeymiş, karşısında kalabalıklar varmış gibi konuşuyordu.Geliştirdiği "Hikaye-röportaj" tekniğini şöyle açıklamış o söyleşide: "İnsanlığımızın yaşantısı küçük dilimlere bölünmüştür. Bu insana bazı şeyleri çok yoğun anlatmalıyız. Çok öz ve hızlı anlatacaksın. Çünkü toplumumuz çok hızlı değişen bir toplum. Bu, giden bir trenin ardından unutulan bir şeyi koşup verme gibi. Okuryazar oranımızı belli, az okuyor. Öte yanda anlatılacak şeyler çok ve zaman geçiriyor.Hikaye-röportaja yönelişim işte buna bağlı. Kuru gazeteci röportajı dışında yaratıcılığı da içine alan bir tür. Analatacağımız, teknolojik aşamaları okuyucuya vermek bir yerde de anlatım kalıplarını zorlamaktadır. Bazı konuları hikaye sınırlarına alamıyoruz. Hikaye sınırlarını kırmak için bu türü yeğledim. Ya da Türk edebiyatına kazandırmaya çalışıyorum."Yıldız'ın bütün yazdıklarının anahtarı galiba bu sözler.
Yazar:Bekir Yıldız
Sayfa Sayısı:248
Dil:Türkçe
Isbn:9789759099969
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:19.04.2006
11,11 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Röportajlar
Bekir Yıldız'la tanıştığımda lise ikinci sınıf öğrencisiydim. Edebiyat dersi dönem ödevi olarak onunla söyleşi yapmıştım. Cağaloğlu'nun arka sokaklarında küçük bir matbaa işletiyordu: Asya Matbaası... Bir saati aşan konuşma boyunca sigarasını hiç söndürmediğini anımsıyorum. Sık sık da sesinin öfke tonunda yükseldiğini. Birileriyle kavga ediyor, birilerine laf anlatmaya çalışıyor gibiydi. Söyleşiyi ben yapıyordum ama sanki kürsüdeymiş, karşısında kalabalıklar varmış gibi konuşuyordu.

Geliştirdiği "Hikaye-röportaj" tekniğini şöyle açıklamış o söyleşide: "İnsanlığımızın yaşantısı küçük dilimlere bölünmüştür. Bu insana bazı şeyleri çok yoğun anlatmalıyız. Çok öz ve hızlı anlatacaksın. Çünkü toplumumuz çok hızlı değişen bir toplum. Bu, giden bir trenin ardından unutulan bir şeyi koşup verme gibi. Okuryazar oranımızı belli, az okuyor. Öte yanda anlatılacak şeyler çok ve zaman geçiriyor.

Hikaye-röportaja yönelişim işte buna bağlı. Kuru gazeteci röportajı dışında yaratıcılığı da içine alan bir tür. Analatacağımız, teknolojik aşamaları okuyucuya vermek bir yerde de anlatım kalıplarını zorlamaktadır. Bazı konuları hikaye sınırlarına alamıyoruz. Hikaye sınırlarını kırmak için bu türü yeğledim. Ya da Türk edebiyatına kazandırmaya çalışıyorum."

Yıldız'ın bütün yazdıklarının anahtarı galiba bu sözler.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı