Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kastamonu Hikayeleri

Kastamonu Hikayeleri

Ben Kastamonu'yum...Bakmayın şimdi giydiğim yamalı urbaya... Ben huzur şehri, zenginlik ve refah ülkesiyim. Küre'nin bakırından Azdavay'ın taşkömürüne, Tosya'nın pirincinden Taşköprü'nün sarımsağına... Alın teriyle sulanan, nasırlı ellerle çapalanan toprağımın her bir karışından fışkıran nimete bulandım tırpan tırpan, tezek tezek, emek emek...Ben Kastamonu'yum...Evliyalar diyarı, şüheda yatağıyım... Biliyorum çoook uzun zaman geçti aradan. Eski heybetim, eski ihtişamım kalmadı. Ne de çok değiştim, ne de ağır bir çöküntü içindeyim... Bana "Batı’nın Doğusu" diyorlar! Gücüme gitmiyor değil hani. Neydim be bir zamanlar ben... Hatırlıyorum da İbni Batuta adında Afrikalı bir seyyah gelmişti Candaroğlu Süleyman zamanında yurduma. Beş asır önce... Hayran kalmıştı bendeki zenginliğe, bendeki bolluğa, ucuzluğa, refaha... Neden kaçıyorsunuz benden? Neden İstanbul'daki Kastamonulu nüfusu Kastamonu'dakini üçe beşe katlıyor? Neden toprağımda doğanı toprağımda tutamaz oldum? Neden insanımı besleyemez hale geldim? Çoraklaştım, güçsüzleştim, dermansız kaldım?.. Benim çok gücüme gidiyor "Batı’nın Doğusu" olmak... Ya sizin?..
Yazar:Erdal Arslan
Sayfa Sayısı:112
Dil:Türkçe
Isbn:9789944018111
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.12.2007
7,50 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kastamonu Hikayeleri
Ben Kastamonu'yum...

Bakmayın şimdi giydiğim yamalı urbaya... Ben huzur şehri, zenginlik ve refah ülkesiyim. Küre'nin bakırından Azdavay'ın taşkömürüne, Tosya'nın pirincinden Taşköprü'nün sarımsağına... Alın teriyle sulanan, nasırlı ellerle çapalanan toprağımın her bir karışından fışkıran nimete bulandım tırpan tırpan, tezek tezek, emek emek...

Ben Kastamonu'yum...

Evliyalar diyarı, şüheda yatağıyım... Biliyorum çoook uzun zaman geçti aradan. Eski heybetim, eski ihtişamım kalmadı. Ne de çok değiştim, ne de ağır bir çöküntü içindeyim... Bana "Batı’nın Doğusu" diyorlar! Gücüme gitmiyor değil hani. Neydim be bir zamanlar ben... Hatırlıyorum da İbni Batuta adında Afrikalı bir seyyah gelmişti Candaroğlu Süleyman zamanında yurduma. Beş asır önce... Hayran kalmıştı bendeki zenginliğe, bendeki bolluğa, ucuzluğa, refaha... Neden kaçıyorsunuz benden? Neden İstanbul'daki Kastamonulu nüfusu Kastamonu'dakini üçe beşe katlıyor? Neden toprağımda doğanı toprağımda tutamaz oldum? Neden insanımı besleyemez hale geldim? Çoraklaştım, güçsüzleştim, dermansız kaldım?.. Benim çok gücüme gidiyor "Batı’nın Doğusu" olmak... Ya sizin?..
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı