Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Veba

Veba

Yunan edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Veba, karanlık bir anti-ütopya, günümüz insanın içinde yaşadığı toplumsal koşullara değen ve insanın canını yakan bir roman...“Sinekler, pek çok sinek, insanlar, pek çok insan... Yığınla, olabildiğince daha çok sinek yakalamaya çalışan insanlar. Rüzgarın durmaksızın estiği ve keskin kayalıklar üzerinde uğultusunun eksik olmadığı bu çorak adanın zalim yöneticileri onlara bu görevi verdiler. Yaşamları, taşıdıkları kayalar, yakaladıkları sinekler ve temizledikleri pislikle ölçülen insanlar. Bir suçlular kolonisinin Yunan versiyonu. Mekanın adı yok. Aynı şekilde insanların da adı yok. Ada sakinleri sahip oldukları fiziksel özelliklerine ve görevlerine göre adlandırılıyorlar: denetçi, ustabaşı, yılgın, sarı külah, tahripçi, konuşma yazan, avcı...“Bu adanın neresi olduğu aslında herkesçe malum. Adayı çevreleyen deniz, ortamı yumuşatacağına, tersine onu geren ve tecrit eden bir görünüm kazanıyor. Bu zor dönemde doğmuş olan insanlar orada bulunmalarının ve işkence görmelerinin nedeni olan düşüncelerinin daha azını ele vermek için ne yapacaklar? Bu konu Frangias'taki temel sorunlardan birini oluşturmaktadır. ‘Gerçek şu ki, o şaşırtıcı insanlar hayatta kalmayı başardılar!’ İşte bu yazıt gibi cümleyle bitiyor roman...”
Yazar:Andreas Franghias
Çevirmen:İbrahim Kelağa Ahmet
Sayfa Sayısı:224
Dil:Türkçe
Isbn:9789752734241
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.02.2009
18 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Veba
Yunan edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Veba, karanlık bir anti-ütopya, günümüz insanın içinde yaşadığı toplumsal koşullara değen ve insanın canını yakan bir roman...
“Sinekler, pek çok sinek, insanlar, pek çok insan... Yığınla, olabildiğince daha çok sinek yakalamaya çalışan insanlar. Rüzgarın durmaksızın estiği ve keskin kayalıklar üzerinde uğultusunun eksik olmadığı bu çorak adanın zalim yöneticileri onlara bu görevi verdiler. Yaşamları, taşıdıkları kayalar, yakaladıkları sinekler ve temizledikleri pislikle ölçülen insanlar. Bir suçlular kolonisinin Yunan versiyonu. Mekanın adı yok. Aynı şekilde insanların da adı yok. Ada sakinleri sahip oldukları fiziksel özelliklerine ve görevlerine göre adlandırılıyorlar: denetçi, ustabaşı, yılgın, sarı külah, tahripçi, konuşma yazan, avcı...
“Bu adanın neresi olduğu aslında herkesçe malum. Adayı çevreleyen deniz, ortamı yumuşatacağına, tersine onu geren ve tecrit eden bir görünüm kazanıyor. Bu zor dönemde doğmuş olan insanlar orada bulunmalarının ve işkence görmelerinin nedeni olan düşüncelerinin daha azını ele vermek için ne yapacaklar? Bu konu Frangias'taki temel sorunlardan birini oluşturmaktadır. ‘Gerçek şu ki, o şaşırtıcı insanlar hayatta kalmayı başardılar!’ İşte bu yazıt gibi cümleyle bitiyor roman...”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı