Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Dünyalar Savaşı

Dünyalar Savaşı

"Londra hayalet bir şehirdi artık. Beyaz boyalı evlerin pencereleri, bir kafatasında yer alan göz çukurlarını andırıyordu. Çevremde binlerce sessiz ve sinsi düşman yaratıyordu hayal gücüm. Sonunda korku ve dehşet beni ele geçirmişti; en çok da deli cesaretimden dehşet duyuyordu. Önümdeki yol katrana bulanmış gibi kapkaraydı ve patikanın kenarında, büzülmüş bir siluet gördüm. Daha fazla dayanamayacaktım. St. John's Koruluğu yoluna döndüm ve Kilburn'deki dayanılmaz sessizlikten hızla uzaklaşmaya başladım. Fakat şafak sökmeden cesaretim geri geldi ve gökyüzü hâlâ doluyken bir kez daha Regent's Park'a gittim. Caddeler arasında yolumu kaybettim; sonunda iki tarafı ağaçlık uzun bir yolun alt ucunda, doğmak üzere olan günün yarı aydınlığında Primrose Tepesi'nin çizdiği kavisi gördüm. Zirvede, tam tepenin sırtını yıldızlara dayadığı noktada üçüncü Marslı duruyordu; dimdik ve bereketsiz tıpkı diğerleri gibi."
Orijinal Adı:The War Of The Wells
Yazar:Herbert George Wells
Çevirmen:İnci Başkan Erturan
Sayfa Sayısı:207
Dil:Türkçe
Isbn:9789758408550
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:29.05.2001
9,26 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Dünyalar Savaşı
"Londra hayalet bir şehirdi artık. Beyaz boyalı evlerin pencereleri, bir kafatasında yer alan göz çukurlarını andırıyordu. Çevremde binlerce sessiz ve sinsi düşman yaratıyordu hayal gücüm. Sonunda korku ve dehşet beni ele geçirmişti; en çok da deli cesaretimden dehşet duyuyordu. Önümdeki yol katrana bulanmış gibi kapkaraydı ve patikanın kenarında, büzülmüş bir siluet gördüm. Daha fazla dayanamayacaktım. St. John's Koruluğu yoluna döndüm ve Kilburn'deki dayanılmaz sessizlikten hızla uzaklaşmaya başladım. Fakat şafak sökmeden cesaretim geri geldi ve gökyüzü hâlâ doluyken bir kez daha Regent's Park'a gittim. Caddeler arasında yolumu kaybettim; sonunda iki tarafı ağaçlık uzun bir yolun alt ucunda, doğmak üzere olan günün yarı aydınlığında Primrose Tepesi'nin çizdiği kavisi gördüm. Zirvede, tam tepenin sırtını yıldızlara dayadığı noktada üçüncü Marslı duruyordu; dimdik ve bereketsiz tıpkı diğerleri gibi."
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı