Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Anahtar Deliği

Anahtar Deliği

Adımı verdim başkasına. Onu aldım. On bir harften oluşan bu sandukada bulduğum eski ve boş kâğıtlara, daha önce yazılmış gibi üzerinden geçerek, daha önce onun yazdığı, sözlerin bozduğu ışımaların içinden yürüyüp adımı söyledim. Ben söylerken kalemler yazıyordu. Sustum, sustular. Mürekkebini sözlerimden alan yazı masasında.Daha uzak bir tepeye konmuş konuşuyorum.Şehirlerimizin ve kıyılarımızın birbirlerine benzemediği ortadayken bir gemi bütün denizleri ve limanları aynı yapıyor. Gemilerin ve tayfaların uğramadığı, her yere benzeyen ve her yer olmaya cüret eden yalnızlıklar koyu benim şunu anlamama yardım ediyor:Ey uzak koy! Gövdeni uzat bana ki alabileyim kokusunu deniz fenerlerinin. Kokuyla dönülüyor umutla gidilen yerlerden. Karanlık korkutuyor ölülerimizi. Ölüler, kadınlardan daha da çok bekliyor terk edenleri. Terk edenlerse, kokusuz, rüzgârda yönlerini kaybetmiş, nerden geldiklerini unutmuş ve ne olacağını hatırlamaya çalışırlarken ışıkla beslenen kaderlerine doğru kürek çekiyorlar.
Yazar:Halil Gökhan
Sayfa Sayısı:94
Dil:Türkçe
Isbn:9786055249212
Boyut:11 X 18 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.07.2017
15 TL
12,19 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Anahtar Deliği
Adımı verdim başkasına. Onu aldım. On bir harften oluşan bu sandukada bulduğum eski ve boş kâğıtlara, daha önce yazılmış gibi üzerinden geçerek, daha önce onun yazdığı, sözlerin bozduğu ışımaların içinden yürüyüp adımı söyledim. Ben söylerken kalemler yazıyordu. Sustum, sustular. Mürekkebini sözlerimden alan yazı masasında.
Daha uzak bir tepeye konmuş konuşuyorum.
Şehirlerimizin ve kıyılarımızın birbirlerine benzemediği ortadayken bir gemi bütün denizleri ve limanları aynı yapıyor. Gemilerin ve tayfaların uğramadığı, her yere benzeyen ve her yer olmaya cüret eden yalnızlıklar koyu benim şunu anlamama yardım ediyor:
Ey uzak koy! Gövdeni uzat bana ki alabileyim kokusunu deniz fenerlerinin. Kokuyla dönülüyor umutla gidilen yerlerden. Karanlık korkutuyor ölülerimizi. Ölüler, kadınlardan daha da çok bekliyor terk edenleri. Terk edenlerse, kokusuz, rüzgârda yönlerini kaybetmiş, nerden geldiklerini unutmuş ve ne olacağını hatırlamaya çalışırlarken ışıkla beslenen kaderlerine doğru kürek çekiyorlar.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı