Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Milena’ya Mektuplar

Milena’ya Mektuplar

Almanca yazan Franz Kafka’nın, eserlerini Çekçeye çevirecek olan Milena Jesenská’yla “iş ve çeviri” için mektuplaşmaları bir süre sonra tutkulu bir aşk ilişkisinin vasıtası olur. Sevgili Bayan Milena diye başlayıp “siz” diliyle yazılan mektuplar, bir süre sonra artık “Sevgili Milena” diye başlar ve Milena da “sen” diye hitap edilen bir sevgiliye dönüşür. Ancak bu mektuplarda sadece gizli bir aşk ilişkisinin yankısı, kavuşma umutlarının, bir araya gelme planlarının heyecanlı sesi duyulmaz, belki bir o kadar, hatta belki ondan da fazla olarak, Franz Kafka’nın ruh hali, kırılganlığı, korkuları, bir Çek şehrinde Almanca konuşan bir Yahudi olmaya dair deneyimleri, o zamana kadar yazdığı eserler üzerine görüşleri, çalıştığı İşçi Kaza Sigortası Kurumu’ndaki büro yaşamının boğuculuğu, en sonunda hayatına da mal olacak olan akciğer hastalığı ve öksürükleri, sanatoryum deneyimleri, eski Avrupa romanlarından aşina olduğumuz “sağlık gezileri” gibi çok zengin bir çoksesliliğin notaları da işitilir. Milena’ya Mektuplar, denebilir ki, Kafka’nın karmaşık kişiliğine ve eserlerinin çekirdeğine giden yolların en mahremi ve ister istemez en fazla şefkat uyandıranıdır. “Milena’ya Mektuplar’da Kafka’nın sesi, kurmaca eserlerine kıyasla çok daha mahrem, saf ve acı dolu.”-Jan Kott
Yazar:Franz Kafka
Çevirmen:Mutlu Zengin Çetin
Sayfa Sayısı:318
Dil:Türkçe
Isbn:9786054820344
Boyut:14 X 21.8 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.10.2017
225 TL
160,31 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Milena’ya Mektuplar
Almanca yazan Franz Kafka’nın, eserlerini Çekçeye çevirecek olan Milena Jesenská’yla “iş ve çeviri” için mektuplaşmaları bir süre sonra tutkulu bir aşk ilişkisinin vasıtası olur. Sevgili Bayan Milena diye başlayıp “siz” diliyle yazılan mektuplar, bir süre sonra artık “Sevgili Milena” diye başlar ve Milena da “sen” diye hitap edilen bir sevgiliye dönüşür.
 
Ancak bu mektuplarda sadece gizli bir aşk ilişkisinin yankısı, kavuşma umutlarının, bir araya gelme planlarının heyecanlı sesi duyulmaz, belki bir o kadar, hatta belki ondan da fazla olarak, Franz Kafka’nın ruh hali, kırılganlığı, korkuları, bir Çek şehrinde Almanca konuşan bir Yahudi olmaya dair deneyimleri, o zamana kadar yazdığı eserler üzerine görüşleri, çalıştığı İşçi Kaza Sigortası Kurumu’ndaki büro yaşamının boğuculuğu, en sonunda hayatına da mal olacak olan akciğer hastalığı ve öksürükleri, sanatoryum deneyimleri, eski Avrupa romanlarından aşina olduğumuz “sağlık gezileri” gibi çok zengin bir çoksesliliğin notaları da işitilir.
 
Milena’ya Mektuplar, denebilir ki, Kafka’nın karmaşık kişiliğine ve eserlerinin çekirdeğine giden yolların en mahremi ve ister istemez en fazla şefkat uyandıranıdır.
 
“Milena’ya Mektuplar’da Kafka’nın sesi, kurmaca eserlerine kıyasla çok daha mahrem, saf ve acı dolu.”
-Jan Kott
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı