Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Modernliğin Vicdanı

Modernliğin Vicdanı

İskender Savaşır, Modernliğin Vicdanı'nda yer alan dokuz denemesinde, modernliği Picasso, Braque, Cézanne, Kokoschka, Monet gibi ressamların tablolarından; Descartes, Kant ve Heidegger'in yazılarından; Kavafis'in şiirlerinden ve Balzac, Flaubert, Stendhal, Joyce, Woolf, Tolstoy gibi romancıların eserlerinden yola çıkarak sorguluyor. Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi 'çarpık olguları' Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar. Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.? Orhan Koçak
Yazar:İskender Savaşır
Sayfa Sayısı:136
Dil:Türkçe
Isbn:9789758859573
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:29.03.2007
11 TL
7,87 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Modernliğin Vicdanı
İskender Savaşır, Modernliğin Vicdanı'nda yer alan dokuz denemesinde, modernliği Picasso, Braque, Cézanne, Kokoschka, Monet gibi ressamların tablolarından; Descartes, Kant ve Heidegger'in yazılarından; Kavafis'in şiirlerinden ve Balzac, Flaubert, Stendhal, Joyce, Woolf, Tolstoy gibi romancıların eserlerinden yola çıkarak sorguluyor.

Modernizmi, modernizmleri soruştururken, sonrasından çok, öncesine bakıyor Savaşır. Ve bu da ona modernizmi bir zafer olarak değil (ancak sonradan ilan edilebilecek bir zafer olarak bile değil) bir zemin kaybı olarak görme imkânı veriyor. Bu, "başlangıçta hiçbir şey kesin değildi" diyen iyi niyetli modernistlerinkinden daha kaygılı bir bakış. Başlarken birçok şey aslında belliydi ve hiç de iyi değildi, diyor Savaşır. Habermas ile Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsündeki selefi Adorno arasındaki fark, Savaşır'ın yaklaşımına da ışık tutabilir: Habermas, modernliğin tam içinde patlak veren faşizm, fundamentalizm, militarizm gibi 'çarpık olguları' Aydınlanmanın bütünlenmemiş olmasına bağlar; Adorno içinse Aydınlanmanın kendi çelişkilerinin, başından beri varolan çarpıklık ve körlüklerinin ifadesidir bunlar.

Bu paralellikten pek hoşlanmayacağını, çünkü Adorno'ya iyi gözle bakmadığını bilsem de ısrar edeceğim: Adorno gibi Savaşır da modernliğin (ve Aydınlanmanın) toptan, dolaysız bir inkârına savrulmaktan kaçınmaktadır.?

Orhan Koçak
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı