Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sivastopol

Sivastopol

Çarlık Rusyası, Osmanlı İmparatorluğu’nun tebaası olan Ortodoksların haklarını temsil etme yetkisinde ısrar edince, Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş ilan etti. Dünya tarihinin o zamana kadar gördüğü en kanlı savaşlardan biri olan “Kırım Savaşı” 1853-1856 yılları arasında yarım milyon insanın ölümüne yol açtı. Kolera, tifüs gibi hastalıkların kayıpları katladığı bu savaşın odaklandığı Sivastopol (kalesi), Fransa, İngiltere, Osmanlı Devleti ve bunların karşısındaki Çarlık Rusyası’nın belleğinde derin bir travma olarak kalacaktı. O yıllarda asker olan ve savaş bölgesine naklini isteyen Tolstoy, bu derin travmadan payına düşeni alacaktı elbette. Savaşın ve ulus, ırk, toplumsal statü, inanç farkları tanımayan kıyım mekanizmasının dehşeti karşısında Tolstoy, ilahi bir gücün kendine ayrıcalık tanıyarak onu koruduğuna bile inandıracaktı kendini. Okur, özellikle ikinci ve üçüncü bölümdeki “eleştirel-taşlamacı” üslubun yanı sıra, Tolstoy’un antimilitarist ve savaş karşıtı tutumunu, Çarlık Ordusu’nun organizasyon ve insani zaaflarına yönelttiği eleştiriyi de gözden kaçırmayacaktır.
Yazar:Lev N. Tolstoy
Çevirmen:Esat Nermi Erendor
Sayfa Sayısı:96
Dil:Türkçe
Isbn:9786258281941
Boyut:12.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:17.05.2023
20 TL
12,88 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sivastopol
Çarlık Rusyası, Osmanlı İmparatorluğu’nun tebaası olan Ortodoksların haklarını temsil etme yetkisinde ısrar edince, Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş ilan etti. Dünya tarihinin o zamana kadar gördüğü en kanlı savaşlardan biri olan “Kırım Savaşı” 1853-1856 yılları arasında yarım milyon insanın ölümüne yol açtı. Kolera, tifüs gibi hastalıkların kayıpları katladığı bu savaşın odaklandığı Sivastopol (kalesi), Fransa, İngiltere, Osmanlı Devleti ve bunların karşısındaki Çarlık Rusyası’nın belleğinde derin bir travma olarak kalacaktı. O yıllarda asker olan ve savaş bölgesine naklini isteyen Tolstoy, bu derin travmadan payına düşeni alacaktı elbette. Savaşın ve ulus, ırk, toplumsal statü, inanç farkları tanımayan kıyım mekanizmasının dehşeti karşısında Tolstoy, ilahi bir gücün kendine ayrıcalık tanıyarak onu koruduğuna bile inandıracaktı kendini. Okur, özellikle ikinci ve üçüncü bölümdeki “eleştirel-taşlamacı” üslubun yanı sıra, Tolstoy’un antimilitarist ve savaş karşıtı tutumunu, Çarlık Ordusu’nun organizasyon ve insani zaaflarına yönelttiği eleştiriyi de gözden kaçırmayacaktır.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı