Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Işk  Ay'a Bakıp Ağlayan Adam

Işk Ay'a Bakıp Ağlayan Adam

O bu dünyaya küsmüştü...Son kez dışarıda kaldı. İçeri girdiği an hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Belki bir daha dışarı çıkamayacaktı. Ölüm böyle mi çağırılırdı? Ölüm eşiğin hemen önüne gelmişti.Ölüme "içeri gir, başucuma otur!" diye ısrar etti.Ölüm duymazdan geldi. O emir almayı sevmez, istediği yere girmeyi ve istediğini götürmeyi severdi.Ama o ölümle arkadaş olmak, ölümle gezmek istiyordu. Ölüm değil miydi zaten kara gözlüsünü alıp götüren. O halde ona sevdiğini sorabilir, ondan haber alabilirdi. En son o girmişti kollarına nede olsa. Böyle düşününce ölümü daha da sevdi. "Ölüm bile benden şanslı" diye düşünerek içeri girdi kapısını kapattı. Kara gözlüsüne dokunduğu için ölüme imrendi, ölümü ölesiye kıskandı!Ölüm o günden sonra gelip kapının eşiğine yerleşti. Her an her şey olabilirdi. Ölüm fikir değiştirebilir, kendini bu denli içten çağıran birini alıp götürebilirdi. Onun da buna hiç itirazı olmazdı.Her ölüm bu kadar içten isteniyor muydu oysa! Ölümün de bilmediği şeyler vardı; bir gün o kapıdan içeri girdiğinde karşısında bir canlı olmayacaktı. Ruhu ondan önce çok uzaklara gitmiş bir bedenle karşılaşacaktı.
Yazar:Güner Dinçaslan
Sayfa Sayısı:200
Dil:Türkçe
Isbn:9786051200170
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:17.03.2011
11,11 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Işk Ay'a Bakıp Ağlayan Adam
O bu dünyaya küsmüştü...

Son kez dışarıda kaldı. İçeri girdiği an hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Belki bir daha dışarı çıkamayacaktı. Ölüm böyle mi çağırılırdı? Ölüm eşiğin hemen önüne gelmişti.

Ölüme "içeri gir, başucuma otur!" diye ısrar etti.

Ölüm duymazdan geldi. O emir almayı sevmez, istediği yere girmeyi ve istediğini götürmeyi severdi.

Ama o ölümle arkadaş olmak, ölümle gezmek istiyordu. Ölüm değil miydi zaten kara gözlüsünü alıp götüren. O halde ona sevdiğini sorabilir, ondan haber alabilirdi. En son o girmişti kollarına nede olsa. Böyle düşününce ölümü daha da sevdi. "Ölüm bile benden şanslı" diye düşünerek içeri girdi kapısını kapattı. Kara gözlüsüne dokunduğu için ölüme imrendi, ölümü ölesiye kıskandı!

Ölüm o günden sonra gelip kapının eşiğine yerleşti. Her an her şey olabilirdi. Ölüm fikir değiştirebilir, kendini bu denli içten çağıran birini alıp götürebilirdi. Onun da buna hiç itirazı olmazdı.

Her ölüm bu kadar içten isteniyor muydu oysa! Ölümün de bilmediği şeyler vardı; bir gün o kapıdan içeri girdiğinde karşısında bir canlı olmayacaktı. Ruhu ondan önce çok uzaklara gitmiş bir bedenle karşılaşacaktı.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı