Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Veli'nin Diliyle Nebi

Veli'nin Diliyle Nebi

Hangi düşüncede olursa olsun her insanın istediği, adalettir. Çünkü adalet isteği, fıtridir. İnsanın fıtratından gelen bu isteğin yani adaletin, hakkı ile yerine gelebilmesi için terazinin bir kefesinde bulunan ölçeğin “doğru” olması gerekir. En doğru ölçek de hiç şüphesiz vahiy ve risalettir.Vahiy ve risalet okuyuşu, bizim kendi nefsimize ait bir hak değildir. O hâlde doğru okuma kime aittir? Bu sorunun cevabını Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) sık sık hatırlatmıştı: “Ehl-i Beyt.”Ehl-i Beyt ile ilgili o kadar çok bilgi elimizin altındaydı; ama “Niçin?” denilmemiş, sebebi sorulmamıştı. Bilemedik, bilgilendirilmedik.İslam tarihi denince sadece Hz. Peygamber’in hayatından yirmi üç yıl düşünülür. O da kişilerin insafına bırakılmıştı. Bu yirmi üç yıl da bir şekilde kırpılmıştı…İşte bu kitabın yazılmasındaki amaç: Birincisi, derin bilgi sahibi olmak ve imanı doğru pekiştirmek için vahiy ve hadis eğitiminin yanında mutlaka İslam tarihinin de bilinmesi gerektiğidir. İkincisi ise vahiy ve risalet çizgisini doğru okumak için, siyerin de doğru okunması gerekmektedir…  Bu da en güvenilir gözlerin ve kalplerin sahipleri olan Ehl-i Beyt’e sarılmakla olur.İslam tarihinin baş aktörü Hz. Muhammed’dir (s.a.a). Hz. Resulullah’ın yanındaki en yakın şahit ise Hz. Ali’dir (a.s). Bu yüzden onun diliyle Hz. Peygamber’i ve mücadelesini anlatmak istedim.Önemli olan Hz. Resulullah’ın (s.a.a) ve Ehl-i Beyt’in hayatlarının ne kadar iç içe olduğunu göstermekti. Böylelikle nerelerden beslenmemiz gerektiğini iyi bilecektik.
Yazar:Zeynep Işık
Sayfa Sayısı:384
Dil:Türkçe
Isbn:9786054792719
Boyut:13 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.01.2018
240 TL
192,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Veli'nin Diliyle Nebi
Hangi düşüncede olursa olsun her insanın istediği, adalettir. Çünkü adalet isteği, fıtridir. İnsanın fıtratından gelen bu isteğin yani adaletin, hakkı ile yerine gelebilmesi için terazinin bir kefesinde bulunan ölçeğin “doğru” olması gerekir. En doğru ölçek de hiç şüphesiz vahiy ve risalettir.
Vahiy ve risalet okuyuşu, bizim kendi nefsimize ait bir hak değildir. O hâlde doğru okuma kime aittir? Bu sorunun cevabını Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) sık sık hatırlatmıştı: “Ehl-i Beyt.”
Ehl-i Beyt ile ilgili o kadar çok bilgi elimizin altındaydı; ama “Niçin?” denilmemiş, sebebi sorulmamıştı. Bilemedik, bilgilendirilmedik.
İslam tarihi denince sadece Hz. Peygamber’in hayatından yirmi üç yıl düşünülür. O da kişilerin insafına bırakılmıştı. Bu yirmi üç yıl da bir şekilde kırpılmıştı…
İşte bu kitabın yazılmasındaki amaç: Birincisi, derin bilgi sahibi olmak ve imanı doğru pekiştirmek için vahiy ve hadis eğitiminin yanında mutlaka İslam tarihinin de bilinmesi gerektiğidir. İkincisi ise vahiy ve risalet çizgisini doğru okumak için, siyerin de doğru okunması gerekmektedir…  Bu da en güvenilir gözlerin ve kalplerin sahipleri olan Ehl-i Beyt’e sarılmakla olur.
İslam tarihinin baş aktörü Hz. Muhammed’dir (s.a.a). Hz. Resulullah’ın yanındaki en yakın şahit ise Hz. Ali’dir (a.s). Bu yüzden onun diliyle Hz. Peygamber’i ve mücadelesini anlatmak istedim.
Önemli olan Hz. Resulullah’ın (s.a.a) ve Ehl-i Beyt’in hayatlarının ne kadar iç içe olduğunu göstermekti. Böylelikle nerelerden beslenmemiz gerektiğini iyi bilecektik.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı