Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Divan-ı Şems

Divan-ı Şems

Divân-ı Kebîr (Büyük Divan) Mevlânâ Celaleddîn Rûmî’nin söylediği ilîhî aşk şiirlerinden oluşan, 44 bin 8 yüz 34 beyitlik (rubai beyitleri ile birlikte yaklaşık 50 bin beyit) nazım bir eser¬dir. Mevlânâ’nın “Âşıklar Divanım” biçiminde adlandırdığı eser aynı zamanda “Şems Divanı”, “Divan-ı Şems-i Tebrizî” olarak da anılmaktadır. İslâm edebiyatında divanların, şairlerinin isimleri ile anılması geleneğine ters düşen bu son adlandırma; Mevlânâ’nın gazellerinin sonunda kendi adı yerine (birkaç istisna dışında) her zaman Şems-i Tebrizî adını kullanmasından kaynaklanmaktadır.Eser, Horasan ilinin halk Farsçası ile yazılmıştır. Yek avaz ga¬zellerden oluşur. Mevlânâ bu gazellerinde, "Şems (güneş) başta olmak üzere, bağ-bahçe, gül-bülbül, âşık-mâşûk, deniz-damla, mey-sâkî gibi sembollerle ilâhî aşkı hep ön plânda tutmakta; Mesnevî’sinde olduğu gibi Allah’a kavuşmadan gönlünün huzur bulamayacağını, ilâhî aşkı yazmada aciz kalıp kaleminin kırıldığını, bu dünyanın bir balçıktan ibaret olduğunu, çok yemenin men¬zile ulaşmada engel teşkil ettiğini, aşkın akla olan üstünlük ve yüceliğini, nefsin kötülüğünü, miskin miskin oturan insanların bu tembellikleriyle maksada (ilâhî aşk) ulaşamayacaklarını, gecelerin uyumakla değil de aşk ve ibadetle geçirilmesi gerektiğini" vurgu¬layarak şiirlerini didaktik bir üslûpla söylemektedir.
Yazar:Mevlana
Çevirmen:Mithat Bahari Beytur
Sayfa Sayısı:448
Dil:Türkçe
Isbn:9789758264513
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.11.2010
18,05 TL
12,41 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Divan-ı Şems
Divân-ı Kebîr (Büyük Divan) Mevlânâ Celaleddîn Rûmî’nin söylediği ilîhî aşk şiirlerinden oluşan, 44 bin 8 yüz 34 beyitlik (rubai beyitleri ile birlikte yaklaşık 50 bin beyit) nazım bir eser¬dir. Mevlânâ’nın “Âşıklar Divanım” biçiminde adlandırdığı eser aynı zamanda “Şems Divanı”, “Divan-ı Şems-i Tebrizî” olarak da anılmaktadır. İslâm edebiyatında divanların, şairlerinin isimleri ile anılması geleneğine ters düşen bu son adlandırma; Mevlânâ’nın gazellerinin sonunda kendi adı yerine (birkaç istisna dışında) her zaman Şems-i Tebrizî adını kullanmasından kaynaklanmaktadır.
Eser, Horasan ilinin halk Farsçası ile yazılmıştır. Yek avaz ga¬zellerden oluşur. Mevlânâ bu gazellerinde, "Şems (güneş) başta olmak üzere, bağ-bahçe, gül-bülbül, âşık-mâşûk, deniz-damla, mey-sâkî gibi sembollerle ilâhî aşkı hep ön plânda tutmakta; Mesnevî’sinde olduğu gibi Allah’a kavuşmadan gönlünün huzur bulamayacağını, ilâhî aşkı yazmada aciz kalıp kaleminin kırıldığını, bu dünyanın bir balçıktan ibaret olduğunu, çok yemenin men¬zile ulaşmada engel teşkil ettiğini, aşkın akla olan üstünlük ve yüceliğini, nefsin kötülüğünü, miskin miskin oturan insanların bu tembellikleriyle maksada (ilâhî aşk) ulaşamayacaklarını, gecelerin uyumakla değil de aşk ve ibadetle geçirilmesi gerektiğini" vurgu¬layarak şiirlerini didaktik bir üslûpla söylemektedir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı