Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ölü Kelebeklerin Dansı

Ölü Kelebeklerin Dansı

“Ölümümün on altıncı gününde anılarımı yazmaya karar ver¬dim ben.Öldükten sonra karşılaştığım insanlar, anılar evinde gezin¬menin bir ölüye hiçbir yarar sağlamayacağını söyledilerse de onlara inanmadım.Öldüm ve Tanrı burada da yok! Ne ya¬pabilirim?Galiba artık yaşamıyorum. Şairin kelebeği gibi, düşümde kendimi bir ölü olarak mı görüyorum, yoksa uyandım da ölme¬den önce yaşadıklarımın bir düş olduğunu mu fark ettim, bile¬miyorum.Ölüler yaşamaz! Hayatım boyunca kesinliğine güvendiğim biricik gerçek bilgiydi bu. Şimdi onu da yitirdim. Bana öldü¬ğüm söyleniyor ama konuşabiliyorum. Artık hayatta olmadığım söyleniyor ama düşünebiliyorum, yazabiliyorum, sokaklara çı¬kıp gezebiliyorum, dişlerimi fırçalayabiliyorum, ayakkabılarımı bağlayabiliyorum.Bir de özel ölüm şoku var. Gerçekten özel! Ölüm ânınızı unu¬tuyorsunuz; nasıl öldüğünüz, ölürken neler hissettiğiniz aklınız¬dan siliniyor. Normal bir ölü için pek bir anlam taşımıyor bu şok, ama benim gibi bir ölüyseniz, bir cinayete kurban gitmişseniz, o zaman düşünceleriniz altüst oluyor işte. Katilinizin yüzünü anımsamak için başınızı duvarlara vuruyorsunuz, merak denen şey uykularınızı çalıyor, herkesten kuşkulanıyorsunuz.”Ölü Kelebeklerin Dansı, ölümünün on altıncı gününde anılarını yazmaya karar veren bir anti kahramanın serüvenini anlatırken okuru bir düş dünyasının derin sularında gezdiriyor, ölümü ve yaşamı sorgulatıyor.
Yazar:Hüsnü Arkan
Sayfa Sayısı:154
Dil:Türkçe
Isbn:9786055340568
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.09.2017
15,28 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ölü Kelebeklerin Dansı
“Ölümümün on altıncı gününde anılarımı yazmaya karar ver¬dim ben.
Öldükten sonra karşılaştığım insanlar, anılar evinde gezin¬menin bir ölüye hiçbir yarar sağlamayacağını söyledilerse de onlara inanmadım.
Öldüm ve Tanrı burada da yok! Ne ya¬pabilirim?
Galiba artık yaşamıyorum. Şairin kelebeği gibi, düşümde kendimi bir ölü olarak mı görüyorum, yoksa uyandım da ölme¬den önce yaşadıklarımın bir düş olduğunu mu fark ettim, bile¬miyorum.
Ölüler yaşamaz! Hayatım boyunca kesinliğine güvendiğim biricik gerçek bilgiydi bu. Şimdi onu da yitirdim. Bana öldü¬ğüm söyleniyor ama konuşabiliyorum. Artık hayatta olmadığım söyleniyor ama düşünebiliyorum, yazabiliyorum, sokaklara çı¬kıp gezebiliyorum, dişlerimi fırçalayabiliyorum, ayakkabılarımı bağlayabiliyorum.

Bir de özel ölüm şoku var. Gerçekten özel! Ölüm ânınızı unu¬tuyorsunuz; nasıl öldüğünüz, ölürken neler hissettiğiniz aklınız¬dan siliniyor. Normal bir ölü için pek bir anlam taşımıyor bu şok, ama benim gibi bir ölüyseniz, bir cinayete kurban gitmişseniz, o zaman düşünceleriniz altüst oluyor işte. Katilinizin yüzünü anımsamak için başınızı duvarlara vuruyorsunuz, merak denen şey uykularınızı çalıyor, herkesten kuşkulanıyorsunuz.”

Ölü Kelebeklerin Dansı, ölümünün on altıncı gününde anılarını yazmaya karar veren bir anti kahramanın serüvenini anlatırken okuru bir düş dünyasının derin sularında gezdiriyor, ölümü ve yaşamı sorgulatıyor.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı