Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
39 Basamak

39 Basamak

İskoç yazar John Buchan’ın iflah olmaz seyyah ve maceraperest Richard Hannay karakterini okurla tanıştırdığı 39 Basamak, Birinci Dünya Savaşı’na günler kala yaşanan soluk soluğa, uluslararası bir casusluk yarışını konu alıyor. Hannay, Ada’nın kuzeyine yaptığı çetin yolculuk boyunca, kendi yeteneklerini de keşfediyor. Dönemin siyasi tartışmalarını ustalıkla örülmüş polisiyeye arka plan olarak yerleştiren Buchan’ın eseri, 1935’te Alfred Hitchcock tarafından sinemaya da uyarlanmıştı...“O mayıs öğleden sonrası saat üç sularında şehirden döndüğümde hayattan oldukça bıkmıştım. Üç aydır memleketteydim ve bunalmıştım. Eğer bir yıl önce biri bana böyle hissedeceğimi söyleseydi ona gülerdim fakat hakikat buydu. Hava sinirlerimi bozuyordu, sıradan İngilizlerin konuşmaları beni hasta ediyordu, yeterince egzersiz yapamıyordum, Londra’nın eğlence hayatı da güneşin altında beklemiş soda kadar tatsızdı. ‘Richard Hannay’ deyip duruyordum kendi kendime, ‘yanlış çukura düştün dostum, kendini kurtarsan iyi edersin.’”
Orijinal Adı:The Thirty-Nine Steps
Yazar:John Buchan
Çevirmen:Özgür Atılım Turan
Sayfa Sayısı:144
Dil:Türkçe
Isbn:9786052988886
Boyut:12.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.09.2021
60 TL
41,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
39 Basamak
İskoç yazar John Buchan’ın iflah olmaz seyyah ve maceraperest Richard Hannay karakterini okurla tanıştırdığı 39 Basamak, Birinci Dünya Savaşı’na günler kala yaşanan soluk soluğa, uluslararası bir casusluk yarışını konu alıyor. Hannay, Ada’nın kuzeyine yaptığı çetin yolculuk boyunca, kendi yeteneklerini de keşfediyor. Dönemin siyasi tartışmalarını ustalıkla örülmüş polisiyeye arka plan olarak yerleştiren Buchan’ın eseri, 1935’te Alfred Hitchcock tarafından sinemaya da uyarlanmıştı...
“O mayıs öğleden sonrası saat üç sularında şehirden döndüğümde hayattan oldukça bıkmıştım. Üç aydır memleketteydim ve bunalmıştım. Eğer bir yıl önce biri bana böyle hissedeceğimi söyleseydi ona gülerdim fakat hakikat buydu. Hava sinirlerimi bozuyordu, sıradan İngilizlerin konuşmaları beni hasta ediyordu, yeterince egzersiz yapamıyordum, Londra’nın eğlence hayatı da güneşin altında beklemiş soda kadar tatsızdı. ‘Richard Hannay’ deyip duruyordum kendi kendime, ‘yanlış çukura düştün dostum, kendini kurtarsan iyi edersin.’”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı