Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Bavul

Bavul

"Muhatara” kelimesini ilk defa Süleyman Demirel’den duymuştum. Bir konuşmasında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu anlatmak için kullanmıştı. “Tehlikeli” anlamına geldiğini ise çok sonraları öğrendim.Türkiye, Demirel’in söylemiyle yine “Muhataralı” günlerden geçiyor. Gözlerimiz televizyon ekranlarında, kulaklarımız haber bültenlerinde. İlk defa sivil bir iktidarın tanksız, tüfeksiz gerçekleştirdiği bir rejim değişikliğini yaşadık ve bunun sonuçlarını izliyoruz. Daha doğrusu, “rejim değişikliği teşebbüsü” demek, yaşanan günleri daha iyi özetliyor. Tıpkı Talat Aydemir’in başarısızlıkla sonuçlanan iki darbe teşebbüsü gibi…Çok istemesemde bu dönemin öne çıkan isimlerinden birisi de benim. Hakkımdaki iddialar gazetelere manşet oldu. Star’a göre Balyoz Belgeleri’ni Mehmet Baransu’ya veren kişiyim, Aydınlık’a göre “Tarih yazan adam”, Hanefi Avcı’ya göre ise “Deniz Kuvvetleri İmamı”. Tıpkı Ahmet Kaya’nın Selda Bağcan’la birlikte seslendirdiği şarkıdaki “Koçero” gibiyim. Ya da Kör ile Fil fıkrasındaki gibi. Herkesin kendine, meşrebine göre bir Tuncay Opçin’i var.Bu iddialara gülüp geçmek de, ciddiye alıp her birine tek tek cevap vermek de seçenekler arasında bulunuyordu. Ancak ben bunun yerine, yaşadıklarımı kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim. 21 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bu süre zarfında pek çok olayla karşılaştım. Bunların pek çoğunu gazete ve dergi sayfalarında haberleştirdim. Haberlere yansıtamadıklarımı ise, şimdi zamanı geldiği için bu kitapta anlatmayı denedim. Kararı da okurlara bıraktım.Gerçekten Balyoz Belgeleri’ni ortaya çıkartan kişi miyim, yoksa bir grubun Deniz Kuvvetleri yöneticisi mi? Buyurun siz karar verin…
Yazar:Tuncay Opçin
Sayfa Sayısı:284
Dil:Türkçe
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:15.05.2016
18,52 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Bavul
"Muhatara” kelimesini ilk defa Süleyman Demirel’den duymuştum. Bir konuşmasında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu anlatmak için kullanmıştı. “Tehlikeli” anlamına geldiğini ise çok sonraları öğrendim.
Türkiye, Demirel’in söylemiyle yine “Muhataralı” günlerden geçiyor. Gözlerimiz televizyon ekranlarında, kulaklarımız haber bültenlerinde. İlk defa sivil bir iktidarın tanksız, tüfeksiz gerçekleştirdiği bir rejim değişikliğini yaşadık ve bunun sonuçlarını izliyoruz. Daha doğrusu, “rejim değişikliği teşebbüsü” demek, yaşanan günleri daha iyi özetliyor. Tıpkı Talat Aydemir’in başarısızlıkla sonuçlanan iki darbe teşebbüsü gibi…

Çok istemesemde bu dönemin öne çıkan isimlerinden birisi de benim. Hakkımdaki iddialar gazetelere manşet oldu. Star’a göre Balyoz Belgeleri’ni Mehmet Baransu’ya veren kişiyim, Aydınlık’a göre “Tarih yazan adam”, Hanefi Avcı’ya göre ise “Deniz Kuvvetleri İmamı”. Tıpkı Ahmet Kaya’nın Selda Bağcan’la birlikte seslendirdiği şarkıdaki “Koçero” gibiyim. Ya da Kör ile Fil fıkrasındaki gibi. Herkesin kendine, meşrebine göre bir Tuncay Opçin’i var.

Bu iddialara gülüp geçmek de, ciddiye alıp her birine tek tek cevap vermek de seçenekler arasında bulunuyordu. Ancak ben bunun yerine, yaşadıklarımı kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim. 21 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bu süre zarfında pek çok olayla karşılaştım. Bunların pek çoğunu gazete ve dergi sayfalarında haberleştirdim. Haberlere yansıtamadıklarımı ise, şimdi zamanı geldiği için bu kitapta anlatmayı denedim. Kararı da okurlara bıraktım.

Gerçekten Balyoz Belgeleri’ni ortaya çıkartan kişi miyim, yoksa bir grubun Deniz Kuvvetleri yöneticisi mi? Buyurun siz karar verin…
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı