Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Dilimin Kök Hücresi  Yitik Dünya

Dilimin Kök Hücresi Yitik Dünya

Okula varınca ilk işim öğretmenimi ziyaret etmek oldu. Tam annemin dediği şekilde, “Öğretmenim,” dedim, “babama gölükle kuşluk götüreceğim, son derste bana izin verir misin?” Hiçbir şey anlamamış olacak ki, “Ney lan, neyle ne götüreceksiiin?!” dedi. Çok şaşırmıştım; kulaklarım uğuldamaya başladı. “Bir daha söyle bakayım.” Aynı cümleyi bir daha tekrar ettim. O hâlâ hiçbir şey anlamamış olacak ki orada, ayakta, bir kitap ya da dosyayı incelemekte olan Sezai öğretmene, “Yahu, Sezai, gelsene!” diye seslendi, “Ne diyor bu çocuk? Bir dinlesene!” Aynı cümleyi bir de ona tekrar ettim. Katıla katıla güldüler. Sanırım, “gölük” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyor olacaklar ki ikisi de ısrarla gölüğün ne olduğunu sordular. Sonunda söylemek zorunda kaldım; “Şey, eşek, öğretmenim! . . .” Öğretmenim; “Allah Allah, daha neler duyacağız! . . .” diyerek, olanlara Sezai öğretmeni de ortak eden bir dille söylenip duruyordu. Ben hâlâ bekliyordum. Öğretmenim; “Git oğlum,” dedi, “neyle ne götüreceksen git, götür!” Orasını iyi hatırlayamıyorum; ama herhalde terin suyun içinde kalmıştım. Neyse, sonunda öğretmenimden izni kopardım.
Yazar:Dr. Turan Koç
Sayfa Sayısı:388
Dil:Türkçe
Isbn:9786057819819
Boyut:13.5 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:18.06.2021
225 TL
160,88 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Dilimin Kök Hücresi Yitik Dünya
Okula varınca ilk işim öğretmenimi ziyaret etmek oldu. Tam annemin dediği şekilde, “Öğretmenim,” dedim, “babama gölükle kuşluk götüreceğim, son derste bana izin verir misin?” Hiçbir şey anlamamış olacak ki, “Ney lan, neyle ne götüreceksiiin?!” dedi. Çok şaşırmıştım; kulaklarım uğuldamaya başladı. “Bir daha söyle bakayım.” Aynı cümleyi bir daha tekrar ettim. O hâlâ hiçbir şey anlamamış olacak ki orada, ayakta, bir kitap ya da dosyayı incelemekte olan Sezai öğretmene, “Yahu, Sezai, gelsene!” diye seslendi, “Ne diyor bu çocuk? Bir dinlesene!” Aynı cümleyi bir de ona tekrar ettim. Katıla katıla güldüler. Sanırım, “gölük” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyor olacaklar ki ikisi de ısrarla gölüğün ne olduğunu sordular. Sonunda söylemek zorunda kaldım; “Şey, eşek, öğretmenim! . . .” Öğretmenim; “Allah Allah, daha neler duyacağız! . . .” diyerek, olanlara Sezai öğretmeni de ortak eden bir dille söylenip duruyordu. Ben hâlâ bekliyordum. Öğretmenim; “Git oğlum,” dedi, “neyle ne götüreceksen git, götür!” Orasını iyi hatırlayamıyorum; ama herhalde terin suyun içinde kalmıştım. Neyse, sonunda öğretmenimden izni kopardım.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı