Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kızımın Nefesi

Kızımın Nefesi

Okul; onun geleceğinin şekilleneceği, hayallerine giden yolun ruhsatını vereceği en önemli yerdi. Onu en iyi anlayan, uyuyana kadar ona ninniler söyleyen, hayalleriydi. Yine o hayallerden birinde okul kapısından içeri girdi, sınıfları dolaştı… Okulun arka bahçesinde, bir kenara atılmış ziyan olmasın diye kışın yakmak için bekletilen budanmış ağaç dalları hâlâ aynı yerde duruyordu. Bir dalın üzerine bastı, kuruyan dal kendisi gibi narin bir eda ile sessizce kırıldı. Dalların kırılmadan önceki hâllerini, ağaçtayken nasıl yeşil olduklarını, meyve verdiklerini, şimdi ise üzerlerine basınca nasıl da kırıldıklarını düşündü. Tıpkı insan gibi… Tıpkı koparanlara sesini çıkaramadığı gibi kıranlara da sesini çıkaramayan annesi ve kendisi gibi…Sokağın başında gördüğü an saçlarını okşamasını her gün umutla beklediği babasını her şeye rağmen minik yüreğinde hiç öldürmeyen Nehir’di o. Annesi koymuştu adını. Nehirler gibi korkusuz, akıcı ve berrak olsun, demişti. Oysa o; kadının hor görüldüğü, erkeğin yüceltildiği bir dünyada öfke, kırgınlık, baba özlemi, sevgisizlik, şiddet ve daha birçok acı duyguyla geçen çocukluk ve genç kızlık dönemlerinde, “Kadınlar insan mı?” sorusunu sormaktan artık bıkmıştı.Erkek evlat, kız evlat ayrımcılığının kurbanı olarak ezilmiş, umutla o cehennemden kurtulacağı günleri hayal eden Nehir, özlemini duyduğu hayata kavuşabilecek miydi?
Yazar:Turan Ekinci
Sayfa Sayısı:218
Dil:Türkçe
Isbn:9786258176537
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.02.2023
272 TL
194,48 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kızımın Nefesi
Okul; onun geleceğinin şekilleneceği, hayallerine giden yolun ruhsatını vereceği en önemli yerdi. Onu en iyi anlayan, uyuyana kadar ona ninniler söyleyen, hayalleriydi. Yine o hayallerden birinde okul kapısından içeri girdi, sınıfları dolaştı… Okulun arka bahçesinde, bir kenara atılmış ziyan olmasın diye kışın yakmak için bekletilen budanmış ağaç dalları hâlâ aynı yerde duruyordu. Bir dalın üzerine bastı, kuruyan dal kendisi gibi narin bir eda ile sessizce kırıldı. Dalların kırılmadan önceki hâllerini, ağaçtayken nasıl yeşil olduklarını, meyve verdiklerini, şimdi ise üzerlerine basınca nasıl da kırıldıklarını düşündü. Tıpkı insan gibi… Tıpkı koparanlara sesini çıkaramadığı gibi kıranlara da sesini çıkaramayan annesi ve kendisi gibi…
Sokağın başında gördüğü an saçlarını okşamasını her gün umutla beklediği babasını her şeye rağmen minik yüreğinde hiç öldürmeyen Nehir’di o. Annesi koymuştu adını. Nehirler gibi korkusuz, akıcı ve berrak olsun, demişti. Oysa o; kadının hor görüldüğü, erkeğin yüceltildiği bir dünyada öfke, kırgınlık, baba özlemi, sevgisizlik, şiddet ve daha birçok acı duyguyla geçen çocukluk ve genç kızlık dönemlerinde, “Kadınlar insan mı?” sorusunu sormaktan artık bıkmıştı.
Erkek evlat, kız evlat ayrımcılığının kurbanı olarak ezilmiş, umutla o cehennemden kurtulacağı günleri hayal eden Nehir, özlemini duyduğu hayata kavuşabilecek miydi?

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı