Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rabia Gülnuş Emetullah Sultan 1640-1715

Rabia Gülnuş Emetullah Sultan 1640-1715

İleride Rabia Gülnuş Emetullah ismini alacak olan çocuk Girit’in Resmo kasabasında doğmuştu. Osmanlı ordusunun Girit’i fethi sırasında çok sayıda adalı genç kız İstanbul’a gönderilmişti. Hatice Turhan Valide Sultan da Girit’ten gönderilen esir kızlardan birini IV. Mehmed’e vermişti. Rabia Gülnuş adı verilen bu kız haremde eğitim gördü ve sultanın hasekisi olarak 1664’te Edirne Sarayı’nda Şehzade Mustafa’yı doğurdu. IV. Mehmed katıldığı askeri seferler ve uzun süren av partileri sırasında hasekisini de yanına aldırmış, böylece Gülnuş Sultan Osmanlı mülkünün çok değişik yerlerini görme fırsatını bulmuştu. Örneğin 1665’te daha şehzadesi bir yaşındayken Dimetoka’ya gitti. 1673’te de ikinci şehzadesi Ahmed’i de Dobruca yakınlarındaki Hacıoğlupazarı’nda dünyaya getirdi. Bu iki şehzade de Osmanlı tahtına çıkacak ve Gülnuş Sultan’ın, iki sultan validesi olarak Osmanlı yönetimindeki etkinliğinin artmasına neden olacaktı. Oysa Köprülülerin 1656’dan itibaren başa gelmesiyle birlikte Osmanlı yönetiminde kadın sultanların siyasi güçlerini kaybettikleri düşünülürdü. Bu kitap Gülnuş Emetullah Rabia Sultan’ın yaşamına ışık tutmaya çalışırken bir yandan da onun icraatlarına ve valide sultanlık müessesesi içindeki yerine bakarak bu “güç kaybetme” algısını sorguluyor. Hanedan kadınlarının tecrübelerini Yakındoğu siyasi geleneği bağlamında değerlendiren bu çalışma, kadınların birçok hanedanda siyasi sistemin bir parçası olduklarını gösteriyor. Gülnuş Sultan perspektifinden döneme ve valide sultanlık mevkiine bakınca, valide sultanlık müessesesinin kurumsallaşmış bir yapıda ve belli oranda standart bir mekanizma ve işleyişe dayalı olduğunu ortaya koyarken, hükümranlık ve valide sultanlığın dönemin siyasal, sosyal ve kültürel şartlarından etkilenen dinamik bir yapıya sahip olduğu da açığa çıkıyor. Netice itibariyle hanedanın kadın mensupları meseleye dahil edilmeden dönemin, siyasi gelişmelerinin ve saray mekanizmasının işleyişinin tam anlaşılamayacağı gerçeğine ışık tutuyor.
Yazar:Betül İpşirli Argıt
Sayfa Sayısı:286
Dil:Türkçe
Isbn:9786051051321
Boyut:16.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:03.06.2014
198 TL
160,88 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rabia Gülnuş Emetullah Sultan 1640-1715
İleride Rabia Gülnuş Emetullah ismini alacak olan çocuk Girit’in Resmo kasabasında doğmuştu. Osmanlı ordusunun Girit’i fethi sırasında çok sayıda adalı genç kız İstanbul’a gönderilmişti. Hatice Turhan Valide Sultan da Girit’ten gönderilen esir kızlardan birini IV. Mehmed’e vermişti. Rabia Gülnuş adı verilen bu kız haremde eğitim gördü ve sultanın hasekisi olarak 1664’te Edirne Sarayı’nda Şehzade Mustafa’yı doğurdu. IV. Mehmed katıldığı askeri seferler ve uzun süren av partileri sırasında hasekisini de yanına aldırmış, böylece Gülnuş Sultan Osmanlı mülkünün çok değişik yerlerini görme fırsatını bulmuştu. Örneğin 1665’te daha şehzadesi bir yaşındayken Dimetoka’ya gitti. 1673’te de ikinci şehzadesi Ahmed’i de Dobruca yakınlarındaki Hacıoğlupazarı’nda dünyaya getirdi. Bu iki şehzade de Osmanlı tahtına çıkacak ve Gülnuş Sultan’ın, iki sultan validesi olarak Osmanlı yönetimindeki etkinliğinin artmasına neden olacaktı. Oysa Köprülülerin 1656’dan itibaren başa gelmesiyle birlikte Osmanlı yönetiminde kadın sultanların siyasi güçlerini kaybettikleri düşünülürdü. Bu kitap Gülnuş Emetullah Rabia Sultan’ın yaşamına ışık tutmaya çalışırken bir yandan da onun icraatlarına ve valide sultanlık müessesesi içindeki yerine bakarak bu “güç kaybetme” algısını sorguluyor. Hanedan kadınlarının tecrübelerini Yakındoğu siyasi geleneği bağlamında değerlendiren bu çalışma, kadınların birçok hanedanda siyasi sistemin bir parçası olduklarını gösteriyor. Gülnuş Sultan perspektifinden döneme ve valide sultanlık mevkiine bakınca, valide sultanlık müessesesinin kurumsallaşmış bir yapıda ve belli oranda standart bir mekanizma ve işleyişe dayalı olduğunu ortaya koyarken, hükümranlık ve valide sultanlığın dönemin siyasal, sosyal ve kültürel şartlarından etkilenen dinamik bir yapıya sahip olduğu da açığa çıkıyor. Netice itibariyle hanedanın kadın mensupları meseleye dahil edilmeden dönemin, siyasi gelişmelerinin ve saray mekanizmasının işleyişinin tam anlaşılamayacağı gerçeğine ışık tutuyor.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı