Uçurumun Kanatları
“Kalbi küt küt atıyordu. İntikamla mı sevgiyle mi bilinmez... Hun Palace bütün ihtişamıyla yılların yıprattığı kadını karşılamıştı. Elinde her ne varsa elbisesinin içinde sımsıkı tutuyor, çevresine göstermiyordu. Büyük kavuşmaya çeyrek kalmıştı.”
Sekiz yılı aşkın bir sürede tamamlanan bu romanda modern çağın Attila’sı var. Yalnızlaştırılmış, planlara kurban edilmiş, entrikaların içine diri diri gömülmüş ama ısrarla sevgiyi aramış insanlar, uçurumun kenarından dönmüş bir kader var. İki küresel hanedanlığa karşı denge politikası izleyip Avrupa’nın ortasında yükselen bir güç var.