Elena
Üşüyordu! Üşüyordu! Üşüyordu! Üşüyordu!
Soğukluğun tesirindeki bedeni, gitgide hissizleşmeye başlamıştı. Bir ses çalındı kulağına! “Aman Tanrı’m o da ne?” Ruhunun çalkantılı fokurtuları duygular denizini bir hışımla derinden sarstı! Karanlığın esiri olan zihni, hayallerini bir bir öldürürken aniden gözlerini açtı.
Uçurum.
“Elveda,” dedi titreyen bir sesle, “anneciğim, yanına geliyorum!” Tam bir adım atacaktı ki arkadan bir ses duydu.
…
Yakutsk’ta doğup büyüyen genç bir kız aylardır Moskova Hastanesi’ndeydi. Ne tuhaf ki ismi sistemde gözükmüyordu. Hastane yetkililerinin o kadar araştırmalarına karşın kızın kimliği belirsizdi. Uzunca bir süre tetkik edildi. Sonuç nafile!..
…
Doktor Holmes Brown canla başla çalışırken Elena Ivanov, yanından ayırmadığı günlüğünü her gün tekrardan okumaktaydı. Paramparça olan hisleriyle günlerini esrikçe geçirir ve düşüncelere boğulurdu.
Zor bir durumda olan Holmes, puzzle parçalarını bir bir yerine koymaya başlamıştı… Doçent olma yolunda her yol mübahtı! Tam “Hastalığını buldum!” derken olaylar gitgide değişmeye başlıyordu.
…
Elena kimliğini neden saklıyordu? Gerçek adı neydi? Annesi babası kimdi? Holmes bu sorunu çözebilecek miydi?..