Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sinema Beden

Sinema Beden

“Baba, dünyanın resmini bedenimin üzerine yapsana.”Bir Güney Dakota Kızılderili türküsünde böyle söyleniyor. Dövme, böyle bir arzudan doğar. Soyut yada figüratif, yazılı ya da görsel binbir çeşidiyle dövme, tamamı beden üzerine resmedilemeyecekdünyanın, ikonik ya da sembolik küçük bir temsilcisiyle ikame edilişidir. Bu yüzden, belki dünyanın değil ama dünyayla insanın kurduğu ilişkinin resmidir o. Ahmet Berk Duman, bu çalışmasında,dövmenin sembolik anlam üretme aracı oluşuna sinemadan örnekler veriyor; dövmenin filmlerdebazı karakterleri suçlu olarak damgalamanın bir yöntemi olarak kullanılmasına odaklanıyor. Sinemasanatı, insan ve onun dünyasının kurgusal temsillerini üretir. Bu temsili dünyada beden, biçimlenmişiçeriktir; alın kemiğinden bağımsız bir zekâ, göz çukurundan ayrı bir keder, burun ve çene kemiğindeifade bulmamış bir kibir imkânsızdır; alçaklık, yumuşak ve tombul ellidir, gurur, geniş omuzludur,dalkavukluk, her zaman kısa kalın bacaklarla yürür. Dövme de gerek sanat gerekse popüler kültürdealın kemiği, göz çukuru, geniş omuz ya da kısa bacak gibi, bedene ve bedenin sahibine ilişkin kurgusaltemsiller için elverişli bir dramatik unsurdur. Bu sebeple, dövmenin Ahmet Berk Duman rehberliğindetakip ettiğimiz sinemasal seyrini, insanın insanla ilişkisinin bir seyri olarak da okumak mümkün.Nitekim, konusunu ciddiye alan her araştırmacı gibi, dövme olgusunu yabanıl toplulukların mistik vetotemik inançlarından modern bireylerin kimlik ve varoluş sorununa dek uzanan kendi tarihsel vekültürel gelişimi içinde ele almayı da ihmal etmemiş olması bunun bir işareti sayılmalıdır.Göksel Aymaz
Yazar:Ahmet Berk Duman
Sayfa Sayısı:356
Dil:Türkçe
Isbn:9786257158336
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:13.01.2021
192 TL
192,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sinema Beden
“Baba, dünyanın resmini bedenimin üzerine yapsana.”
Bir Güney Dakota Kızılderili türküsünde böyle söyleniyor. Dövme, böyle bir arzudan doğar. Soyut ya
da figüratif, yazılı ya da görsel binbir çeşidiyle dövme, tamamı beden üzerine resmedilemeyecek
dünyanın, ikonik ya da sembolik küçük bir temsilcisiyle ikame edilişidir. Bu yüzden, belki dünyanın değil ama dünyayla insanın kurduğu ilişkinin resmidir o. Ahmet Berk Duman, bu çalışmasında,
dövmenin sembolik anlam üretme aracı oluşuna sinemadan örnekler veriyor; dövmenin filmlerde
bazı karakterleri suçlu olarak damgalamanın bir yöntemi olarak kullanılmasına odaklanıyor. Sinema
sanatı, insan ve onun dünyasının kurgusal temsillerini üretir. Bu temsili dünyada beden, biçimlenmiş
içeriktir; alın kemiğinden bağımsız bir zekâ, göz çukurundan ayrı bir keder, burun ve çene kemiğinde
ifade bulmamış bir kibir imkânsızdır; alçaklık, yumuşak ve tombul ellidir, gurur, geniş omuzludur,
dalkavukluk, her zaman kısa kalın bacaklarla yürür. Dövme de gerek sanat gerekse popüler kültürde
alın kemiği, göz çukuru, geniş omuz ya da kısa bacak gibi, bedene ve bedenin sahibine ilişkin kurgusal
temsiller için elverişli bir dramatik unsurdur. Bu sebeple, dövmenin Ahmet Berk Duman rehberliğinde
takip ettiğimiz sinemasal seyrini, insanın insanla ilişkisinin bir seyri olarak da okumak mümkün.
Nitekim, konusunu ciddiye alan her araştırmacı gibi, dövme olgusunu yabanıl toplulukların mistik ve
totemik inançlarından modern bireylerin kimlik ve varoluş sorununa dek uzanan kendi tarihsel ve
kültürel gelişimi içinde ele almayı da ihmal etmemiş olması bunun bir işareti sayılmalıdır.
Göksel Aymaz
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı