Tuhaf Bir Kaçırılma
Ve sonunda Taftan sandalyesinden kalktı… Masada şaşkın bakışlı üç kişi… Cemre ise olacakların yıkıcı gücünü tahmin etmenin bile çok uzağında… Taftan’ın kulaklarında ağır aksak bir ses ilerliyor. Cavidan’ın cılız sesi… “Hey neden ayağa kalktın Taftan, neler oluyor?”
Taftan yavaş yavaş ilerlemeye devam ediyor. Aslında bu gidiş sırasında film şeridi gibi gözlerinin ucundan geçen Çilek’i de yanında taşıyordu. İlk tanıştıkları an. Onun elini ilk tutuşunu ve bir parkta bahar akşamı sıcacık dudaklarına ilk buseyi konduruşunu… Sarıldığı zaman sanki astral seyahat yapıyormuş gibi başka diyarlara gidişini…. Şimdi ona ihanet edecekti. Daha önce bu kelimeyi aklının ucundan bile geçirmemişti. Ancak artık o âna gelinmişti. Birazdan, şaşkınca ona bakan kadının dudaklarına kenetlenecekti. “Çatlamış dudak yüzeyine iniş izni istiyorum.”