Salkım Söğüt
Selam söyleyin yâre
Deli rüzgârla
Ahına bulanmış çağlayan sularla
Gökyüzüne kanat çırpan kartalın
Gözüyle
Börtü böcekle
Yaşam yüklenen yüreklerle
Ama benden bahsetmeyin
Özlemimden, sılamdan, biçâreliğimden
Ve zindana dönen yüreğimden
O yâre selam söyleyin
Aşk ateşinin yaktığı bedenlerden
Çöllere düşmüş maşuklardan, vahalardan
Serap gören gözlerden, yutkunan
Dervişten, mecalsiz pirden
Ama bahsetmeyin
Viran olmuş şehirlerden, yaralanmış
Dostluklardan, heba olmuş ömürlerden
Açamayan goncadan ve
Küf tutan yüreğimden
Selam söyleyin o yâre
Mavi şehrin günlerinden,
Asude küçelerinden
Tarih kokan sokaklarından
Nefessiz kalan yarınlardan, Dicle’den
Fırat’tan, Evlibeden’den, Benusen’den
Zamansız akan yaşlardan, kumruların kurundan
Ama bahsetmeyin
Debisini kaybetmiş iç dünyamda
Bir umut diye bekleyişimi
Kefenlediğim hayallerimin içinde
Küf tutan yüreğimden