Zümrüt Ezgi
NERUDA
simsiyah… kumaşı uyku ve ölümden dokunmuş…
unutuş suyuyla ıslattığı toz beziyle
yaşanmışlık tortularını silerken gece
güneş doğuyor pencerenin ardındaki
yazı masasının üzerinde, pırıl pırıl…
ah, kalem ateş, kâğıt ateş!
hakikat yangını yakıp kül etse bile tanrıları, tanrıçaları…
elmas kalbi var evrensel vicdanın,
dokunaklı şarkı olup duyulur derinden atışları
özgür bilinç, evrenin sergüzeşti… ben, gözyaşı ve külün sentezi,
duyumsadıkça sancıyıp kıvranıyorum
ve mülk edinip dönüştürüyorum
on üç milyar yıllık varoluş ıstırabını, kırmızı kelebeğe…
şimdi sonsuzluk tutkusunun
can verdiği harfler yeşil yılkı sürüsü,
zaman saliselerin toplamından öte bir şey bu şiirsel dünyada.