Bahtı Çalınan Kadınlar
“Fiziksel bir ölüm değildi bu: kişiliğinin ölümü. Lime lime olmuş üstünden dökülüyordu, bir tenasüh haliydi adeta. İfadeden ve kişilikten uzak, kayıtsız ve boş bir ifade kalmıştı yüzünde. Babaannem ise sürekli başında bekliyor, “Akıl bir mimin ucunda derler,” deyip ölüm sürecini kaygıyla izliyordu. Babamın kişiliği Berna’ya her şeyi anlattığım gün ölmüş olmalı, bense başıma geleceklerden habersizce eve gidiyordum.”
Bahtı Çalınan Kadınlar, 1978-83 yıllarının kargaşası içinde hayata tutunmaya çalışan genç bir kadının başından geçen olayları; yoksulluğu, yoksulların dünyasında bahtların bile çalınabilecek derecede eşyalaştığını şaşırtıcı ve masalsı bir dille anlatırken; bir sabah “dinsiz” olduklarını öğrenen bir mahallenin içinden geçerek, bir ailenin değişim ve dönüşüm hikâyesini konu alıyor. Ve bu yolculukta Seher kendine cemaatlerin ve erkeklerin kıskacından kurtaracak, mahallenin sınırlarını aşacak bir yol arıyor…