Sürrealist Kumru
Her şey beş yaşındaki Hazan’ın bir yılbaşında annesini kaybetmesiyle başlar. O günden sonra neredeyse her günü beraber geçireceği Buğra, her yeni yılda devam ettirecekleri bir gelenekle Hazan’ı teselli eder. Bu bir dilek tutma oyunudur ve sadece iki kişiliktir. Aralarında güçlü bağlar kurarak büyümeye devam ederler. Buğra, Hazan’ın tüm dileklerinin gerçek olması için elinden geleni yapacaktır.
***
“...Beni tüm bunlara rağmen ayakta tutan şeyin ne olduğunu anladım. Hayat hiçbir zaman kolay değildi ama içimde normal çizgisine hep teğet geçen o benlik gerçeğin ötesinde beni bulduğunda… Bu bir mucize değildi. Bu paranormal bir olay veya efsane de değildi. Bu yalnızca bendim. Benim bir başka halimdi ve bu bir elmanın iki yarısı klişesi de değildi. Gerektiğinde o ben olacaktı, ben de o. Sırtlarımızdan birbirimize bağlı iki simetrik ruhtuk ve her kim yüzüstü düşse diğeri yıldızların gözlerini kamaştırmasına aldırmadan doğrulmayı ve eşini de doğrultmayı seçiyordu...”